YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3892
KARAR NO : 2010/4580
KARAR TARİHİ : 21.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 5458 sayılı Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tespitiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.337,97 TL fazla prim ödemesinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi
K A R A R
Davacı, 5458 sayılı Prim Borçlarının Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Yasa’dan yararlanması gerektiğinin tesbitini ve fazlaya ilişkin … saklı kalmak kaydıyla 4.337,97.-TL fazla prim ödemesinin davalı Kurumdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Yasa’dan faydalanması gerektiğinin tesbitine, fazla ödenen primlerden 100,00.-TL’nin dava tarihinden, 4.237,97.-TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalı Kurumun sataşmasının bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir.
Davalı Kurum, mahkemeye verdiği 03.07.2008 tarihli cevabi yazısında, davacının terk ve yeniden sigortalılık kayıtlarının değiştirilmesi neticesinde 5458 sayılı Yasa kapsamında prim borcunun bulunmadığı, 30.06.2006 tarihi itibariyle 4.337,97.-TL fazla ödemesinin bulunduğu ve fazla ödeme tutarının 14.11.2006 tarihinde tarafına iade edildiğini bildirmiştir. Bu durumda, dava tarihi olan 22.05.2008 tarihinden önce Kurum tarafından davacı 5458 sayılı Yasa’dan yararlandırılarak, fazla ödeme tutarı olan 4.337,97.-TL tarafına iade edildiğinden, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, hukuki yararının yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, davacı ne dava dilekçesinde, ne de ıslah dilekçesinde faiz isteminde bulunmamasına rağmen, mahkemece, HUMK.’nun 74. maddesinde öngörülen talep ile bağlılık ilkesine aykırı biçimde faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.