YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12799
KARAR NO : 2011/1319
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 14.7.1997-2.2.1998 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 14.07.1997-02.02.1998 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, … hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine,davacının 14.07.1997-02.02.1998 tarihleri arasında davalı … …’e ait mobilya ve halı satış işyerinde aralıksız asgari ücretle çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,davacı adına davalı işyerinden işe giriş bildirgesi verilmediği, 40696 işyeri sicil numaralı inşaat işyerinin davalılardan … adına kayıtlı olduğu, davacının bu işyerinden 1997/3.dönemde 120 gün ve 1998/1.dönemde 31 gün bildiriminin olduğu, 11.08.2006 tarihli Kurum müfettişinin raporunda, davalılardan Hüseyin …’e ait 125317 işyeri sicil numaralı mobilya ve halı satış işyerinin 02.01.1992 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davacının 01.09.1997 tarihinde …’e ait mobilya ve halı satış işyerinde çalışırken geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve olay tarihinde bir gün çalıştığının, davacının …’e ait inşaat işyerinde çalışması bulunmadığı için bu çalışmaların iptali gerektiğinin tespit edildiği, Kurumun 08.09.2010 tarihli yazısına göre, davacının iptali istenen çalışmaları nedeniyle istendiği halde işveren tarafından iptal niteliğinde bildirge ve bordro verilmediği için Kurumca resen düzenlenerek işleme alındığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince
araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı, eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalılardan Hüseyin … adına tescilli 125317 işyeri sicil numaralı işyerine ait dava konusu dönemi kapsayan dönem bordroları getirtilmeden ve yukarıda açıklandığı şekilde resmi kayıtlara geçmiş ve davacı ile aynı dönemde çalışıp çalışmadığı belli olmayan tanık beyanları ile yetinilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, Hüseyin … adına tescilli 125317 işyeri sicil numaralı işyerine ait dava konusu dönemi kapsayan dönem bordrolarını getirtmek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak,davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.