Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14138 E. 2012/17886 K. 28.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14138
KARAR NO : 2012/17886
KARAR TARİHİ : 28.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin icra takibine konu davalı bankaya ait kredi sözleşmesini şirket adına imzaladığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili banka ile dava dışı… Kardeşler Kuyumculuk Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Taşıt Kredisi Borçlanma ve Rehin Sözleşmesini davacı …’in “Şen Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti. …” ibaresiyle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığını, ancak sözleşmedeki bu ibarenin davacı-borçlunun şirket adına hareket ettiğine dair bir delil teşkil etmediği gibi sözleşmeyi hangi sıfatla imzaladığını belirtmesi gerektiğini, anılan şirketin yetkilisi olan davacının şirket yetkilisi sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı konusunda açıklık bulunmadığından davacıya karşı da takip yapıldığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; kredi sözleşmesindeki “Şen Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti.” nin sözleşme tarihinde davacı … olduğu ve 5 yıl süre ile müdür olarak anılan şirkete atandığı, ancak gerek kredi sözleşmesinde … tarafından atılan imzanın anılan şirketi temsilen atıldığının belirtilmediği gibi şirket karar defterinin 1 sıra nolu karar örneğinde belirtildiği üzere şirketi…n ve …’in 5 yıl süre ile şirket kaşesi üzerine atacakları imza ile temsil edebileceklerinin kararlaştırıldığını, ancak kredi sözleşmesinde şirket kaşesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının kredi sözleşmesine attığı imzayı şirketi temsilen atmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının şirket adına kefil olarak imzaladığı icra takibine konu kredi sözleşmesi nedeniyle şahsi sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle takipte borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı vekili, sözleşmenin davacı vekilince şirket yetkili temsilcisi sıfatıyla atıldığı belli olmadığından davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamındaki dava ve takip konusu kredi sözleşmesinin kefil olarak şirket unvanı “Şen Yapı San. Ve Tic. Ltd. Şti.” yazılarak imzalandığı, kefil sıfatıyla atılan imzanın adı geçen şirketi bağladığı, davacı, şirket temsilcisi olsa da şahsi sorumluluğunu doğuracak şekilde imza atılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda delillerin takdirinde yanılgıya varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.