YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11375
KARAR NO : 2010/11140
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacıları Belediye Başkanlığı, …, …, … ve müşterekleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … dava dilekçesi ile, zilyetliklerinde bulunan taşınmazlarının, davacı … ve diğer birleşen dosya davacıları tapulu ve zilyetliklerinde olan taşınmazlarının, birleşen dosya davacısı Belediye Başkanlığı ise yaylak ve otlak olan yerlerin Sarıalan Köyünde bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 2874 hektar 7886,64 m² yüzölçümündeki orman parseli içerisinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Birleşen dosya davacısı Belediye Başkanlığı davanın devamı sırasında davasını atiye bırakmış, … kızı … keşif sırasında davasından vazgeçmiştir. Mahkemece; … kızı …’nun davasından vazgeçmesi nedeniyle davasının reddine, birleşen dosya davacısı Belediye Başkanlığı’nın feragat nedeniyle davasının reddine, davacılar …, …, …, … ve …’in, davacılar …, …, … ve … kızı …’nun davalarının kanıtlanamaması nedeniyle reddine, davacı …’nun davasının kısmen kabulüne ve kadastro bilirkişisinin raporunda (B1) ile gösterilen 6867,17 m² bölüme ilişkin davasının reddine, kadastro bilirkişisinin raporunda (B2) ile gösterilen 4284,59 m² bölüme ilişkin davasının kabulüne ve bu kısmın … … mirasçıları adına tapuya tesciline, 101 ada 1 parselin geri kalan kısmının tespit gibi tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi, birleşen dosya davacıları Belediye Başkanlığı, …, …, … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada (A/1), (C) ve (D) ile gösterilen bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu, … ve müşterekleri tarafından sunulan “kaş, tepe ve çay” sınırlı tapu kaydının revizyon görmediği, bu haliyle uygulanmasının mümkün bulunmadığı, istenilen (A) ile gösterilen bölümlerin 1985 yılından beri kullanılmadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, birleşen dosya davacıları Belediye Başkanlığı, …, …, … ve müştereklerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalı … Yönetiminin … … mirasçıları adına tescil edilen (B2) ile işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece her ne kadar taşınmazın toprağının tarım toprağı niteliğinde bulunduğu, memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre açık alanda görüldüğü, davalı açısından 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. madde koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Nazif Uzunoğlun’un (B2) ile gösterilen bölüm yönünden davasının kabulüne karar verilmişse de; dava konusu taşınmazın batısındaki yolun dahi orman parseli içerisinde kaldığı,bu haliyle dört tarafı 101 ada 1 nolu orman parseliyle çevrili 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 gün ve 531 sıra nolu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca
benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı gerçek kişinin davasının reddine ve çekişmeli 143 ada 1 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de;davanın orman parseline yönelik olarak açıldığı, ormanların mülkiyeti Hazineye ait olduğu halde Hazinenin davaya dahil edilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; birleşen dosya davacıları Belediye Başkanlığı, …, …, … ve müştereklerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Belediye Başkanlığı ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine,
2- İkinci bentte açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin (B2) ile gösterilen bölüme ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 23.09.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.