Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11352 E. 2012/17386 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11352
KARAR NO : 2012/17386
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan …vek. Av. … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafın Esbank Mersin Şubesi ile imzalamış oldukları Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandıkları krediyi keşide edilen kat ihtarnamesine rağmen ödemediklerini, davalı …’in de 3.100.000 ABD doları tutarındaki kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkili şirketin bir varlık yönetim şirketi olduğunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143. md uyarınca TMSF’den uyuşmazlığa konu olan alacağı temlik aldıklarını, davalılara başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkili temsilcisi ve davalı … 26.11.2008 tarihli duruşmada hem banka hem de TMSF tarafından taşınmazlarının satılarak borçlarının ödendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı…, davalı şirket için alınan krediler için verilen ipoteklerin TMSF tarafından paraya çevrildiğini, ancak davacı tarafından başlatılan icra takibinde bu hususun dikkate alınmadığını, takipte istenen alacak miktarının, faiz miktarı ve faiz oranının çok fahiş olduğunu, takip konusu alacağın gerçek miktarının ve yasal dayanaklarının belirtilmediğini, alacağın büyük kısmının TMSF tarafından taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla tahsil edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, davalı… yönünden ise davanın kısmen kabulü ile icra takip dosyasında yine 580.937,72 TL asıl alacak ve 3.177.502,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.758.440,00 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte öngörülen oranda faiz yürütülmek sureti ile takibin aynı şartlarda devamına, asıl alacak tutarı üzerinden hesaplanan %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş hüküm… vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan dava dışı Esbank ile davalı …. Ltd. Şti. arasında imzalanan 6 adet umumi taahhütnameye istinaden kullandırılan kredi borcunun davalı asıl borçlu şirket ile diğer davalı-kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı-kefil…, yargılamada anılan davalı şirket ile dava dışı banka arasında imzalanan 6 adet bila tarihli umumi taahhütnameden birini 3.100.000-ABD Doları miktar ile kefil sıfatıyla imzaladığını, diğer 5 adet taahhütnamede imzasının bulunmadığını savunmuştur. Bu durumda BK’nın 484. maddesi gereği, Mahkemece davalı kefilin, müşterek borçlu-mütselsil kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesinden dolayı bir borcu olup olmadığının saptanması, saptanacak borç miktarından davalı-kefilin kendi kefalet limiti ve temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu gözetilerek konusunda uzman üç kişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.