Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/14257 E. 2013/3648 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14257
KARAR NO : 2013/3648
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölen işçi Bayram Arslan’ın hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkeme, Maddi tazminat davalarının reddine karar verilirken, davacı eş … için 25.000,00TL, davacı çocuklar Nazlı,Gamze ve Şeyma için ayrı ayrı 15.000,00’er TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş, davacı çocuklardan Ülkü’nün manevi tazminat davası bakımından olumlu olumsuz karar verilmemiştir.
Dosya kapsamından, davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece 28.05.2012 tarihli tavzih kararı ile 17.04.2012 tarihli kararda manevi tazminat istemi bakımından olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen davacı … için 15.000,00TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
A)Tavzih kararı bakımından;
Hükmün tavzihi HMK 305. maddesinde düzenlenmiş olup tavzih yoluyla bir hükmün anlaşılamayacak biçimde bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz ve çelişik fıkralar taşıması durumunda, hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarmak amacıyla başvurulan yasal bir yoldur. Hükmün tavzihi yoluyla hükümle tanınmış haklar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilmesi ve değiştirilmesi de olanaksızdır.
Bu açıklamalardan olarak somut olayda, Mahkemece hükmün genişletilmesi yoluyla 17.04.2012 tarihli karara tavzihen davacı … bakımından manevi tazminat alacağının eklenmesi ve böylece yeni bir hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve mahkemenin 28.05.2012 tarihli tavzih kararı bozulmalıdır.
B)Davacılar vekilinin asıl hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı H.M.K’nın 297/2 maddesinin “Hükmün sonuç kısmında,gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin,taleplerden her biri hakkında verilen hükümle,taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların,sıra numarası altında;açık,şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.” hükmüne göre de Mahkemelerin taleplerden herbirini karşılama yükümlülüğü düzenlenmiştir.
Bu açıklamadan olarak somut olayda, 17.04.2012 tarihli kararda davacılardan …’ın manevi tazminat istemi bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: 28/05/2012 tarihli tavzih kararının ve 17/04/2012 hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.