Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/19433 E. 2010/1975 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19433
KARAR NO : 2010/1975
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı şirket tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … Yönetimi 18.11.2008 tarihli dilekçesiyle Yalova … İlçesi … mevkiinde bulunan 4322, 4323, 4324 sayılı parsellerin kısmen kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını, devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceğini, taşınmazların bu bölümlerinin davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptalini ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davaların el atmalarının önlenmesini istemiştir. Maliye Bakanlığı ve … ve Orman Bakanlığını temsilen Hazine avukatı 08.06.2009 tarihli dilekçesiyle, … İlçesi … mevkii 4322, 4323, 4324 sayılı parsellerin kısmen 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, bu bölümlerin tapu kayıtlarının iptalini ve Hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davaların KISMEN KABULÜNE, 23.02.2009 tarihli müşterek bilirkişi krokisinde çekişmeli … 4322 sayılı parselin (F) ile gösterilen 2,61 m2, 4323 sayılı parselin (E ) ile gösterilen 53,25 m2, 4324 sayılı parselin (D ) ile gösterilen 13,87 m2 bölümlerinin ifrazıyla tapu kayıtlarının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalı şirketin bu bölüme el atmasının önlenmesine, 4322 sayılı praselin aynı bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 297,39 m2, 4323 sayılı parselin (B) ile gösterlien 246,75 m2, 4324 sayılı parselin ( C ) ile gösterilen 286,13 m2 bölümünün ifrazen tapu kayıtlarının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan ve kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur. Daha sonra 1982 yılında yapılıp ilan edilen ancak itirazlar incelenmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulaması, 1988 yılında başlanıp 1990 yılında tamamlanıp, 22.02.1991 ila 29.08.1991 tarihlerinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmiş olan. Aplikasyon sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
209/19433-2010/1975
Çekişmeli 4322, 4323, 4324 sayılı sırasıyla 300 m2, 300 m2 ve 300 m2 yüzölçümündeki parseller 18.05.1989 tarihli satış ile davalı şirket adına kayıt edilmiş olup, … birliğinde 1957 yılında yapılan genel kadastroda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Doğru adına tesbiti 05.02.1958 ila 06.03.1958 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilen, 14750 m2 yüzölçümündeki 661 sayılı parselin, 08.11.1988 tarihinde ifrazıyla oluşmuştur.
… birliğinde 1945 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu parseller, … DEVLET ORMANI sınırları içinde bırakılmış, 22/2/1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 6831 sayala yasanın 2/B madde uygulaması işlemi sırasında ise 23.02.2009 tarihli bilirkişi krokisinde çekişmeli 4322 sayılı parselin (A) ile gösterile 297,39 m2, 4323 sayılı parselin (B) ile gösterilen 246,75 m2 ve 4324 sayılı parselin (C) ile gösterilen 286,13 m2 bölümlerinin 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, aynı bilirkişi krokisinde 4322 sayılı parselin (F) ile gösterilen 2,61 m2, 4323 sayılı parselin € ile gösterilen 53,25 m2, 4324 sayılı parselin (D) ile gösterilen 13,87 m2 bölümünün orman sınırları içinde kalmaya devam ettiği, 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kişiler adlarına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu parsellerin 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, yörede çalışan makiye ayırma komisyonu yasa ve yönetmelik hükümlerine göre kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun çalışmadığı, uygulanabilir bir harita çizmediği, eylemli ve yüksek eğimli devlet ormanlarını da makiye ayırdığı bu nedenle yaptıkları çalışmalara değer verilemeyeceği, kaldı ki, Orman Genel Müdürlüğünün 16.01.1960 gün ve 235 sayılı genelgesi uyarınca, İstanbul Orman Baş Müdürlüğünün 09.08.1962 gün ve 10.11.00-3/778 sayılı emri gereği yapılan çalışmada makiye ayrılan yerlerin yeniden incelendiği, ve 24.12.1962 günlü raporun düzenlendiği, bu raporda makiye ayrılan sahalarda sathi erezyonun görüldüğü, sahadanın %30-50 eğimli, 20-40 yaşlarında meşe kayın, kestane ve ıhlamur ağaçlarından oluşan eylemli orman alanı olduğu, son maki talimatnamesine öre muhafaza karakteri taşıdığı, bu yerlerin orman rejimi dışına çıkarılmaması gerektiği, 6831 Sayılı Yasanın 1-J kapsamına girmediği, önceden maki olarak ayrılan 388 hektarlık iki parça alanın maki olmayıp orman olarak mütala edilmesi gerektiği, … tevzii komisyonunca tevziye tabi tutulan bu alanda ıslah ve değişiklik yapılması imkanı
2009/19433-2010/1975
bulunmadığı kaydıyla 02.01.1963 tarihinde onanmak suretiyle, yörede yapılan makiye ayırma işlemenin iptal edildiği gözetilerek, davacı … Yönetimi, katılan … ile … ve Orman Bakanlığının davalarının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, her ne kadar çekişmeli parsellerin 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenen sırasıyla (A), (B) ve (C ) ile gösterilen bölümlerinin eylemli devlet ormanı olduğu, orman niteliğini kayıp etmediği saptanmışsa da, bu bölümler 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ile Orman Kadastro yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince yeniden orman olarak sınırlandırılabileceği gibi, orman olarak kullanılmak üzere Orman Yönetimine de tahsis edilebileceğine, davalı taşınmazı satın alırken ödediği bedeli, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre eylemli orman olan bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceğine göre, davalı şirketin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/02/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.