YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7899
KARAR NO : 2011/12002
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi kayyımı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … ilçesi, … mahallesi eski 1648 ada 12, yeni 354 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yörede 1977 tarihinde yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece “Davanın taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu savı ile davalılar tapusunun iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemine ilişkin bulunması, davaya bakma görevi genel mahkemeye ait olduğu” sebebiyle görevsizlik kararı verilerek dava Sulh Hukuk mahkemesine aktarılmış, sulh hukuk mahkemesince de taşınmazın değeri gözetilerek dava dosyası asliye hukuk mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi kayyımı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 14/09/1977 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 05/06/1990 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu 1963 yılında yapılıp kesinleşmiş, 2001 yılında yenileme kadastrosu yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.