Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8409 E. 2011/12335 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8409
KARAR NO : 2011/12335
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin27/09/2005 gün ve 2005/6591-11154 sayılı bozma kararında özetle, “Dava, hakem sıfatı ile görülüp sonuçlandırılmıştır. 3533 sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı … Yönetimi ile davalı Hazine, anılan kanun kapsamındaki kurumlardan ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia gözönünde bulundurulduğunda, taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Şöyle ki; 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve bu davada uygulanması gereken 4916 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince “…taşınmazların aynına yönelik olan…” uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olduğu anlaşılmakla, bu davanın hakemde görülme olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki; hakem mahkemesinin verdiği kararlar kesin ise de, hakemin görevi dışında yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyiz edilebilir. Ayrıca; Hukuk Genel Kurulunun 17.05.1985 gün, 8/905-461 ve 13.10.1999 gün, 20/681-834 sayılı kararları ile dairenin 12.05.1997 gün, 4414/5125 sayılı kararlarında kabul edildiği ve 5519 Sayılı Yasa hükümlerinden anlaşıldığı gibi, tapu kaydının iptali ve tescile karar verme yetkisinin genel mahkemelere ait olduğu ve görev konusunun kamu düzenine ait öncelikle incelenmesi gereken konu olduğu düşünülmeden görevsizlik kararı verilmesi yerine, işin esasına girilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir.
Davaya Hakem sıfatıyla bakan mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, görevsizlik kararı ile dosya aynı mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılamada, mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 141 ada 1, 142 ada 1 ve 2 ile 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Arsa olan vasıflarının iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından hakkında hüküm kurulmayan 143 ada 1 parsel yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 19/08/1987 ila 19/02/1988 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Orman Yönetiminin 26/04/2000 tarihli dilekçesiyle Kaş ilçesi, merkez mahallesi 143 ada 1 parsel sayılı taşınmazı dava konusu etmesine rağmen, mahkemece, dava konusu edilen 143 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olumlu veya olumsuz bir karara konu edinmemiştir. H.Y.Y.’nın 297. maddesinde hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunlu kılınmış olmasına rağmen yukarda belirtilen hususta mahkemece bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 31/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.