YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7521
KARAR NO : 2011/11667
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Hazine adına orman sahası niteliği ile tapuda kayıtlı olan merkez … mahallesi 768 ada 1 sayılı 417517,00 m² yüzölçümlü parselin toplam 1100 m² kısmını imar ihya ederek 20 yıldır zilyet olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında Orman Yönetimine husumet yaygınlaştırılmıştır. Mahkemece, tapulu taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmayacağı ve 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 30.11.1971 tarihinde yapılmış ve sonuçları 13.12.1971 – 13.02.1971 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz 09.04.1979 tarihinde niteliği orman sahası olarak tapuya tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı anlaşılamamıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava konusu taşınmazın 09.04.1979 tarihinde niteliği orman sahası niteliği ile ihdasen Hazine adına oluştuğu, zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, yine 2863 sayılı Kanunun 11. maddesinde 5663 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı hükmü getirildiğine ve çekişmeli taşınmazın bir bölümünün 1. derecede sit alanı içinde ve orman sahası niteliği ile tapuya tescil edilmiş bulunduğundan zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.