Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/9164 E. 2010/13090 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9164
KARAR NO : 2010/13090
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 104 ada 1 parsel sayılı 208,94 m2 yüzölçümlü taşınmaz, belgesizden mescit ve arsası niteliği ile davalı … adına, 103 ada 2 parsel sayılı 2756,39 m2 yüzölçümlü taşınmaz Ekim 1965 tarih ve 1 sıra sayılı tapu kaydı ile bahçe niteliğiyle davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı, 104 ada 1 parseli 1964 yılında satın aldığını, 103 ada 2 parselin ise tapu kaydında 6407 m2 olmasına rağmen adına noksan tespit edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davalı 104 ada 1 sayılı parsel aleyhine açılan davanın reddi ile bu parselin 268,48 m2 yüzölçümü ile davalı … adına tespitine, Hazine aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 103 da 2 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile 25.05.2009 tarihli … bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 3070,03 m2 yüzölçümü ile davacı adına tapuya tescline karar verilmiş, hüküm davacı ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı Ekim 1965 tarih ve 1 sıra sayılı tapu kaydına tutunarak adına tespit gören 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın eksik yazıldığını belirtmişse de eksik yazılan kısmın hangi taşınmazda kaldığı konusunda bir açıklama da bulunmamış, mahkemece de davacıya bu yönde bir açıklama yaptırılarak davalı taşınmazın neresi olduğu, açık şekilde belirlenmemiş, sadece … bilirkişi raporuna göre taşınmazın sınırındaki dereden 314 m2 kadar bir yer davacının parseline eklenmiştir. Bunun yanında, davacı Geyve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/120-1965/341 sayılı tescil ilamı ile oluşan tapu kaydına dayandığı halde tapu kaydı, tescil ilamı ve krokisi uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, taşınmazın sınırında orman bulunmasına rağmen orman yönünden her hangi bir araştırma yapılmamış, sırasındaki dereden yer verildiği halde jeolog bilirkişiden rapor da alınmamıştır. O halde;
Mahkemece, öncelikle davacının dayandığı Geyve asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/120-1965/341 sayılı tescil dosyası ile Ekim 1965 tarih ve 1 sıra sayılı tapu kaydı varsa tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, ondan sonra yörede orman kadastrosu kesinleşmişse orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı
birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı ile jeolog bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, öncelikle davacıya eksik yazıldığını iddia ettiği ve dava ettiği yer açıklattırılarak davalı yer belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; noksanlığın tamamlanması istenilen taşınmazlar belirlendikten sonra bu taşınmazlara ait kadastro tutanakları itirazlı hale getirilip tespit malikleri davadan haberdar edilerek (Orman Yönetimi vs.) taraf teşkili sağlanmalı, davacıya ait tapu kaydının dayandığı tescil ilamı ve krokisi 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesi gereğince yerine uygulanıp kapsamı belirlenmeli, tescil ilamının tescil davasında taraf olmayanları bağlamıyacağı düşünülmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye iadesine 26/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.