YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11613
KARAR NO : 2010/13307
KARAR TARİHİ : 28.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 31.05.2010günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davaacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, Davacı taraftan gelen olmadı, davalı … Yönetimi vekili Avukat … … … ile Hazine vekili Avukat … … geldi başka gelen yok, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı …, 09.04.2008 tarihli dilekçesinde sınrılarını bildirdiği … Köyü Güneyaltı mevkinide bulunanan üzerinde ahırının da bulunduğu taşınmazın atalarından kendisine kaldığı ve zilyetliğinde olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece çekşimeli parselin kısmen orman sayılan yerlerden olduğu, kısmen de, imar planı içinde yer aldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına gore dava, genel kadastroda tapulama dışı bırakılmış olan tapu kaydının iptal ve Medeni Yasanın 713 Maddesi hükmüne gore tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 2000 yılında yılında yapılıp 21.07.2000 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1973 yılında yapılmış ve sonuçları 26.03.1974 ila 24.04.1974 yılında – tarihleri arasında ilan edilmiş, çekişmeli parsel bu işlemde tapulama dışı bırakılmıştır. 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan imar uygulaması ve parselasyon 24.12.1997 tarihinde tapuya geçirilmiş, bu işlemde dava konusu taşınmazın bir bölümü yeşil alan olarak belirlenmiştir.
İnelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile eski tarihli memleket haritası ve ve amenajmanın uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen orman uzmanı bilirkişi, harita mühendisi bilirkişi raporu, ziraat uzmanı bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın büyük bölümünün, öncesi itibabriyle orman sayılan yerlerden olduğu, orman kadastrosunda da orman sınırları içinde bırakıldığı, … bir bölümü orman sınırları dışında bırakılmışsa da bu bölümlerin, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen diğer bölümleri ve orman alanları arasında kaldığı, … yapısı ve bitki örtüsü itibariyel taşınmazın tamamının, sınırdaki
devlet ormanı ile aynı yapıda, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek, tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, orman sınırları dışında olan alanların, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu belirlenen diğer bölümleri ile birlikte, 1974 yılında yapılan genel kadastroda fundalık olarak tapulama dışı bırakıldığı, H.G.K.’nun 24/10/2001 gün ve 2001/8-964-751 sayılı ve 13/02/2002 gün ve 2002/8 – 183- 187 sayılı kararları ile kadastro (tapulama) komisyonlarınca orman sayılarak tesbit harici bırakılan yerlerde, yukarıda … gerekçelerle orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar orman sayılacağından, sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği, orman kadastrosunun kesinleştiği 2001 yılından sonra dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarıın oluşmadığı, kaldı ki, 1997 yılı imar planında yeşil alan niteliğiyle kamu malı olarak belirlendiği, bu haliyle de ziletlikle edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına gore, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyin tüm temyiz itarzlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 750,00.- TL avukatlık asgari ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak duruşmayı avukat ile takip eden davalı yönetimlere verilmesine, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.