YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4030
KARAR NO : 2010/5119
KARAR TARİHİ : 15.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … Köyü 101 ada 701 parsel sayılı 6077,65 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, çekişmeli yerin yörede yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu halde “sehven ormanla ilişkisi yoktur.” denilerek davalıya ihale yolu ile satışının yapıldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davalının iyi niyetle taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1975 yılında yapılıp 1982 yılanda kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Çekişmeli 701 parsel sayılı taşınmaz yörede 1993 yılında yapılan arazi kadastrosunda susuz tarla olarak Hazine adına tespit edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından, kesinleşen orman kadastro haritasına göre yapılan uygulaması sonucu orman sınırları içindeyken (P.II) poligonu olarak 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu saptanmıştır.
19/02/1995 tarih 22207 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4070 sayılı HAZİNEYE AİT TARIM ARAZİLERİNİN SATIŞI HAKKINDA KANUNUN–satışı yapılamayacak taşınmaz mallar başlıklı – 11. maddesinin (g) bendinde “6831 Sayılı Kanuna göre orman sayılan alanlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 Sayılı Kanun gereğince Orman Bakanlığı emrinde bulunan taşınmaz mallar” hakkında uygulanmaz hükmü bulunduğu yine, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının yasaklandığından, çekişmeli taşınmazın 06.03.1997 tarihinde bedeli karşılığında gerçek kişiye satılması işlemi yasaya aykırı ve böyle bir işlem gereği gerçek kişi adına oluşturulan tapu kaydı da yolsuz tescil niteliğindedir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.).Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof. Dr. M…. Oğuzman, Prof.Dr…. Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365).Öncesi orman olan ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın sonradan davalı adına oluşturulan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bir kayıt olup özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet … kazandırmaz. H.G.K.’nun 21.02.1990 gün ve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.’nın 1023 (931) maddesinde … tapuya … ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde … 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz. Bu nedenle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle … olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08/04/2010 günü oybirliği ile karar verildi.