YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11638
KARAR NO : 2010/11183
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 132 ada 2 parsel sayılı 1634,48 m2, 158 ada 50 parsel sayılı 2282,42 m2 ve 163 ada 8 parsel sayılı 4030,52 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına, tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 132 ada 2 parselin (A) ile gösterilen 110,37 m2’lik, 163 ada 8 parselin (A) ile gösterilen 1129,38 m2’lik kısımlarının orman vasfı ile Hazine adına; 132 ada 2 ve 163 ada 8 parselin kalan kısımları ile 158 ada 50 parselin tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 04.04.2002 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır.
1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 158 ada 50 ve 163 ada 8 parsel sayılı taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … Yönetiminin bu parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2- Orman Yönetiminin çekişmeli 132 ada 2 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince: Çekişmeli 132 ada 2 parsele komşu 132 ada 1-2 ve 6 parsel sayılı taşınmazların hükmen orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş olup 132 ada 2 parsel 132 ada 3 parsel sayılı taşınmaz birlikte dört tarafı orman alanı ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın madde 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar
adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE
OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır. Örnek: Şöyle ki, [Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 830 E., 1997/1034 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli ve yine Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli kararları]
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. Bu nedenle çekişmeli taşınmaz tüm çevresi eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğinde olduğundan orman yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının reddi ile 158 ada 50 ve 163 ada 8 parsellere yönelik hükmün ONANMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile 132 ada 2 parselle yönelik hükmün BOZULMASINA 27/09/2010 günü oybirliği ile karar verildi.