Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/2142 E. 2013/14613 K. 04.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2142
KARAR NO : 2013/14613
KARAR TARİHİ : 04.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/07/1988 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince;
Davacı, 1.7.1988 –dava tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının teslim ettiği ürünlerden yapılan prim kesintileri esas alınarak 1.9.2000-31.12.2000, 1.10.2003-31.12.2003, 1.8.2004- 31.12.2004, 1.9.2006-31.12.2006, 1.9.2007-31.12.2007 tarihleri arasında ve 1.4.2010 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davacının 6.5.1988 tarihli bildirge ile 1.7.1988 tarihinden geçerli olmak üzere 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tesçil edildiği Kurum tarafından 29.5.2005 tarihli idari takiple davacının tarımsal faaliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle 6.5.1988 tarihli bildirgenin iptalinin istenerek tarım … sigortalılığının başlangıcından itibaren iptaline karar verildiği,1.4.2010 tarihinden itibaren devam eden Ziraat odası kaydını bulunduğu teslim ettiği ürünler nedeniyle … A.Ş. firması tarafından 26.8.2000 tarihinden başlayarak 2003,2004 ,2006 ,2007 yıllarının muhtelif aylarında ve 2010 yılına ise 31.8.2010 ve 30.9.2010 tarihinde pirim kesintisinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kimlerin tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal
Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının,kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin,tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Davacının 1.7.1988 tarihli tesçilinden sonra her ne kadar iradi prim ödemesi bulunmasa da 14.9.2000 tarihinden 2007 tarihine kadar teslim ettiği ürünler sebebiyle pirim kesintisinin yapıldığı dolayısıyla 29.4.2005 tarihli davacının tarımsal faaliyetinin bulunmadığı yönündeki idari takibin gerçeği yansıtmadığı açıkça ortadadır
Mahkemece bu durumda yapılacak İş ;Öncelikle davacını sigortalılığının başlangıçtan itibaren iptaline gerekçe gösterilen 29.4.2005 tarihili idari tutanağa ilişkin tüm belgeler Kurumdan celbedilmeli davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğunu ve davacını eski tesçilli olduğu göz önünde bulundurarak 2926 sayılı Yasanın 10.maddesi uyarınca nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının ziraate elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını ilgili tapu idaresinden, özel idareden, belediyeden araştırmak, köy muhtarı ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte değerlendirerek davacının 1.7.1988 tesçil tarihinden itibaren tarım … sigortalılığını aralıksız devam edip etmediği tespit edilerek oluşaçak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.