YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11571
KARAR NO : 2012/17838
KARAR TARİHİ : 28.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’in alacaklı diğer davalıların borçlu olduğu icra takibinde müvekkiline İİK’nin 89.maddesi gereğince haciz ihbarnameleri tebliğ edildiğini, bu ihbarnamelere süresinde cevap verilmediğini, müvekkilinin takip borçlularında herhangi bir borcun bulunmadığını, ticari ilişkisinin olmadığını, icra dosyasına yapılacak ödemenin haksız olacağını İİK’nun 72.maddesine dayalı bu davanın açıldığını ileri sürerek, icra dosyasında İİK’nun 72.maddesi gereğince müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, İİK’nun 72.maddesine dayalı olarak icra dosyasının asıl borçlusunun dava açabileceğini, davacının İİK’nun 89.maddesindeki menfi tespit davası açılma süresi olan 15 günlük hak düşürücü süreyi kaçırdığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar duruşmaya katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, İİK’nun 89.maddesinde düzenlenen üçüncü şahsa tanınan 15 günlük menfi tespit davası açma süresinin kesin süre olduğunu ve re’sen incelenmesi gerektiğini, kanun koyucunun haciz ihbarnamesine karşı İİK’nun 72.maddesindeki davayı açma yetkisini vermediğini, davacı süresinde İİK’nun 89.maddesine dayalı menfi tespit davası açmadığından kendisinden talep edilen parayı icra veznesine yatırmaya, mecbur olduğunu, davacının icra takip borçluları aleyhine sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası açabileceği gerekçleri ile davalı … aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, icra takip borçluları aleyhine bu şekilde menfi tespit davası açılamayacağı, dava tarihinden önce icra veznesine para yatırılmadığı için bu davanın istirdat davası olarak da nitelendirilmeyeceği için bu davalılar bakımından da davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 28.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.