Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/10109 E. 2012/17562 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10109
KARAR NO : 2012/17562
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl dava ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında satın alacağı mal için avans olarak çekler verdiğini, davalının çek bedeli kadar mal teslim etmediğini ve çekleri de iade etmediğini, İş Bankasına ait 31.12.2008 keşide tarihli … seri nolu 5.000,00 TL bedelli, 30.01.2009 keşide tarihli …seri nolu 10.000,00 TL bedelli, 28.02.2009 keşide tarihli … seri nolu 5.000,00 TL bedelli, 31.03.2009 keşide tarihli …seri nolu 15.000,00 TL bedelli, 30.04.2009 keşide tarihli … seri nolu 15.000,00 TL bedelli toplam 50.000,00 TL bedelli çek karşılığı yalnızca 4.968,76 TL mal gönderildiğini belirterek, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa etmemesi sonucu bu çeklerin bedelsiz kaldığını, toplam 45.031,24 TL’lik çeklerin bedelsizlik nedeniyle iptaline, müvekkilinin bu çekler nedeniyle 45.031,24 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada ise, Garanti Bankasına ait 30.06.2008 tarihli … nolu 20.000,00 TL bedelli ve 31.07.2008 tarihli … seri nolu 15.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı da borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetkisiz mahkemede açılan davanın yetki yönünden reddini, müvekkili tarafından kendisine tam teslimat yapıldığı halde, hukuka ve ticari teamüle aykırı olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişiden alınan 11.10.2011 tarihli raporun 4. sayfasında, 2009 yılında keşide edilen çekler nedeniyle davacının davalı şirkete 40.000,00 TL borçlu olduğunun belirtildiği, raporun 3. sayfasındaki açıklamaya göre ise, 2008 yılında davacı şirkete 35.000,00 TL bedelli çek iadesi yapıldığı ve davacı şirketten 50.000 TL bedelli çek alındığı, bu durumun davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2009 yılında halen borcu varken, 2008 yılında keşide ettiği çeklerden dolayı borçlu olmadığını iddia etmesinin cari hesap incelemesine göre mümkün olmadığı, bedelsizlik iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, mevcut duruma göre davacının çekleri avans olarak verdiğini ispatlayamadığı, halen de davalıya borcu bulunduğu gerekçesiyle, asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, ve özellikle ispat külfeti kendisinde olan davacının dava konusu çeklerin karşılıksız olduğu yolundaki iddiasını kanıtlayamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.