Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/6449 E. 2013/15900 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6449
KARAR NO : 2013/15900
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekilince duruşmalı, dahili davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı SGK Başkanlığı vekilinin tüm davalı şirket vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 11.03.1998 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 7.000,00TL manevi,4.889,88TL maddi tazminatın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden,davaya konu zararlandırıcı olayın Kurum tarafından iş kazası olarak kabul edildiği,hükme esas alınan ve oluşa uygun bulunan 03.07.2004 tarihli kusur raporunda %60 oranında davalı şirket … Demircilik San.Ltd.Şti’nin,%40 oranında ise davacı sigortalının kusurlu olduğunun belirtildiği,
05.06.2003 tarihinde 300,00TL miktarlı olarak açılan kısmi maddi tazminat davasında müddeabihin 19.12.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.433,20TL’ye artırıldığı,ıslahen artırılan maddi tazminat kısımı için davalı şirket … Demircilik San.Ltd.Şti vekilince süresinde zamanaşımı def-i’nde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık bu tür davalarda gerek 818 sayılı B.K.’nun 125. maddesi gereğince gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146.maddesinde belirtilen 10 yıllık zaman aşımı süresinin hangi tarihte başlatılması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır.Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir.
Hal böyle olunca, davacı vekili tarafından 11.03.1998 tarihinde meydana gelen haksız fiile ilişkin maddi tazminat istemlerinin 19.12.2008 tarihinde ıslahen artırılması üzerine, süresi içerisinde davalı şirket … Demircilik San.Ltd.Şti vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’i’nin kabul edilerek ıslahen artırılan miktara ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, ıslahen istenilen miktarı da kapsar biçimde maddi tazminat talebinin tümünün kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı şirket … Demircilik San.Ltd.Şti vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Demircilik San.Ltd.Şti.’ne iadesine, 16.09.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.