Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8021 E. 2011/12106 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8021
KARAR NO : 2011/12106
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ile … köy tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu, … köyü 560 ve 762 parsel sayılı sırasıyla 68625,00 m² ve 136250,00 m² (gerçek yüzölçümünün 26077444,00 m² olduğu ifade edilmiştir) yüzölçümünde tesbit edilen taşınmazlar, yörede 1972 yılında yapılan arazi kadastrosunda mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir. Daha sonra 4342 sayılı Mera Yasasının 12. maddesi hükmü gereğince Mera Komisyonunca yapılan çalışmada da mera olarak tahsis edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların yörede yapılan ve 2005 yılında kesinleşen orman tahddi içinde kalan orman sayılan yerlerden olduğu savı ile tahsise askı ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Kadastro mahkemesince, mera komisyonu tesbit ve tahsis kararına 30 günlük askı ilanı süresi içinde açılan davalarda, davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı üzerine davacı … Yönetiminin başvurusu ile dosya asliye hukuk mahkemesine intikal ettirilmiştir. Mahkemece, davacı … Yönetiminin 560 parsele yönelik açtığı davanın reddine, 762 parsele yönelik davasının kısmen kabulüne ve dava konusu 762 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 82000,00 m²’lik bölümünün ifrazı ile bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalılar Hazine ile … köyü köy tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararına itiraz ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 23/02/2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Dava konusu taşınmazlar 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu işleminde mera olarak sınırlandırılmış, Orman Yönetiminin tapulama komisyonuna yaptığı itiraz üzerine, tapulama komisyonunun 27/01/1977 gün ve 14 sayılı itirazın reddi kararlarıyla tesbit 1977 yılında kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazların kesinleşen tahdit içinde kaldığı iddiasıyla açtığı davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı gibi dosya kapsamı ile de çelişmektedir. Şöyle ki, kural olarak: orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde, bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Somut olayda, çekişmeli taşınmazların bulunduğu … köyünde 2005 yılında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğuna göre, sorunun çözümünün kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle yapılması gerekecektir. Her ne kadar dosyada raporu bulunan orman bilirkişisi ek raporunda, her iki taşınmazın da kesinleşen tahdit içinde kaldığı bildirilmiş ise de, bilirkişi tarafından kadastro paftası ile irtibatlı kroki çizilmediği için, dava konusu taşınmazların orman tahdit hattına göre konumu ve bilirkişinin bu beyanı denetlenememektedir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, çekişmeli taşınmazların tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre taşınmazların kesinleşmiş tahdit içinde kaldıkları tesbit edildiği takdirde davanın kabulüne, dışında kaldıkları takdirde ise davanın reddine, kısmen tahdid içinde kalmaları halinde ise tahdit içinde kalan bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davada Hazine taraf olmadığı halde orman kadastrosu öncesinin araştırılması ve taşınmazların tahdid hattına göre konumları belirlenmeden eylemli duruma göre karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davacı tarafından iptali istenen mera tahsis kararı ile ilgili olarak mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı … davalılardan … köy tüzelkişiliğine iadesine 25/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.