YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4557
KARAR NO : 2013/15666
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 43.908,99 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (… Sigorta A.Ş. Yönünden poliçe limitiyle sorumlu olup) alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi, davalılardan … Yapı İnşaat Ticaret Sanayi A.Ş. ile … vekilince istenilmesi ve …vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11/09/2013 Çarşamba günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü, davalılar adına Avukatı gelmedi.Karşı taraf vekili Avukat … geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalılar … Yapı İnş. Tic. San. A.Ş. ve …’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, 23.908,99 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın 16/04/2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (… Sigorta A.Ş.yönünden poliçe limitiyle sorumlu olup), karar vermiştir.
Davacının iş kazası sonucu %8.2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda, davacı işcinin %20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 20.000,00 TL manevi tazminat fazladır.
Ayrıca;
Mahkemece, SGK Başkanlığı tarafından davacıya yapılan ödemelerin indirilmeyerek maddi zararın fazla kabul edildiği anlaşılmaktadır. Gerçekten SGK Başkanlığı tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacıya dava dışı kurum tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödeneğinin rücu edelebilecek kısmının hesaplanarak, bilirkişi raporunda belirlenen zarar tutarından indirilmesi gerekirken, indirilmeyerek, davacının maddi tazminatının fazla hesaplanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.