YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3345
KARAR NO : 2013/10231
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 17.06.2010 tarihinde geçirdiği iş kazasında sürekli işgöremezliğe maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece,maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, 17.06.2010 tarihindeki zararlandırıcı olayın iş kazası olduğu, 01.05.2012 tarihli kusur raporunda anılan olayın oluşumunda %80 davacı kazalının,%20 oranında ise kaçınılmazlık faktörünün etkili olduğu belirtilirken aynı olaya dair düzenlenen 18.07.2012 tarihli kusur raporunda bir önceki rapordan farklı olarak iş kazasının %40 oranında davalı işveren, %30 oranında davacı kazalı ve %30 oranında ise kaçınılmazlık faktörünün etkisi ile meydana geldiğinin açıklandığı, mahkemece birbiri ile çelişen bu kusur raporları arasındaki mübayenetin giderilmeden 18.07.2012 tarihli kusur raporunun dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır.Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayımızda mahkemece hükme esas alınan 18.07.2012 tarihli kusur raporu ile aynı olay nedeniyle düzenlenen 01.05.2012 tarihli kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi hatalıdır.
Yapılması gereken iş bu iki rapor arasındaki kusur oranları bakımından oluşan çelişkinin giderilmesi için yine iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden davaya konu iş kazasında ilgililerin kusur oranları bakımından yeniden rapor almak ve çıkacak sonuca göre maddi ve manevi tazminat davaları bakımından yeniden bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
20.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.