Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12561 E. 2010/3502 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12561
KARAR NO : 2010/3502
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 48.969.00TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.03.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 23.08.1990 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 65,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, anlaşılmaktadır.
Davacının … 2.İş Mahkemesi’nin 1993/789E, 1997/695K sayılı dosyasında aynı olay nedeniyle açtığı davada fazlaya ait haklarını saklı tutmak suretiyle 50,00TL maddi ve 25,00-TL manevi tazminat isteminde bulunduğu ve taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık manevi tazminatın bölünüp bölünmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararda bu doğrultudadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi nazara alınmadan, … 2.İş Mahkemesi’nin 1993/789E, 1997/695K sayılı dosyasında istenen 25,00-TL manevi tazminatı aşar biçimde 5.000,00-TL manevi tazminat takdir edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-43.969,00-TL maddi tazminat ile takdiren 25,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 43.994,00-TL tazminatın olay tarihi olan 23.08.1990 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2- 2.375,68-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 480,00-TL yargılama giderinden takdiren 430-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan toplam 600,00-TL yargılama giderinden takdiren 60,00-TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın taraflar üzerinde bırakılmasına,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 4.769,90-TL, manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalı yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalı yararına takdir edilen 750.00-TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
30.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.