Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/7048 E. 2013/10674 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7048
KARAR NO : 2013/10674
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

Davacı, … vekili Avukat … ile davalı, Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat … ve … vek. Av. … aralarındaki tespit davası hakkında Karşıyaka 1. İş Mahkemesince verilen 03/10/2011 gün ve 2006/1170-2011/526 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 04/03/2013 gün ve 2011/15291-2013/3724 sayılı ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde maddi hatanın düzeltilmesi yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R

İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
Dava davacının, davalıya ait işyerinde 1991/…-2002/Şubat tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.11.1992-31.2.2002 tarihleri hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı tarafından Kuruma sigorta bildirimi yapılmadığı ve işe giriş bildirgesi düzenlenmediği, dinlenen bordro tanıkları ve bir kısım komşu işyeri tanıklarının beyanlarının fiili çalışma olgusunu ortaya koymaya elverişli olmadığı, bordrolarda 2001/2. döneminden sonra ismi geçen kişinin davalının oğlu olduğu ve davacının 16.12.1993-28.10.1995 tarihleri arasında mandıra ve bakkal işi nedeni ile vergi kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının vergi kaydının bulunduğu dönemde kendi adına mı yoksa davalı adına çalışıp çalışmadığı araştırılmaksızın hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur. Öte yandan tanık sözleri çelişkili olup hükme esas almaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi şahsi sicil dosyası getirtilerek, mandıra ve bakkal işyerine ait adrese komşu olan işyerlerini Belediye, Emniyet veya Jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurularak davacının kendi adına mı davalı adına mı çalıştığı ve nizalı dönemdeki çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2,6,9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki ; maddi hata sonucu davalıların tüm temyiz itirazları reddedilerek Dairemizce 4.3.2013 gün ve 2011/15291 Esas, 2013/3724 Karar sayılı karar ile mahkeme kararının onandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalı işverenin maddi hatanın düzeltilmesi istemi kabul edilmeli ve Dairemizin onama kararı kaldırılarak, hüküm bozulmalıdır..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 4.3.2013 gün ve 2011/15291 Esas, 2013/3724 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 3.10.2011 tarihli kararının BOZULMASINA,karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23/05/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.