Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6591 E. 2010/4768 K. 26.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6591
KARAR NO : 2010/4768
KARAR TARİHİ : 26.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, 1479 sayılı Yasa gereğince almakta olduğu yaşlılık aylığına konulan haczin kaldırılmasını ve aksine kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacıya 1479 sayılı Yasa gereğince ödenen yaşlılık aylığına SSK Erzurum İl Müdürlüğünün 10.03.2008 gün ve 1232 sayılı haciz bildirisi üzerine kendisine ait işyerinin kuruma olan prim vs. borçlarının ödenmemesi nedenine dayalı olarak haciz konulduğu ve 25.04.2008 tarihinde kesinti yapıldığı görülmektedir.
1479 sayılı Yasa’nın 67.maddesinde bu Kanun gereğince bağlanacak aylıkların nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve temlik edilemeyeceği 5510 sayılı Yasa’nın 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 93.maddesinde bu Kanun gereğince sigortalıların gelir,aylık ve ödeneklerinin devir ve temlik edilemeyeceği,gelir,aylık ve ödeneklerin 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği bildirilmiştir.
Gerçekten kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemiyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural ” derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur.
Bu açıklamalar karşısında 01.10.2008 tarihinde yürülüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 93. maddesinin tamamlanmamış hukuki olaya uygulayacağının kabulü ile mahkemenin 01.10.2008 tarihine kadar yapılan kesintilerin yasal dayanak olmadığından davanın açıldığı tarihte gözetilerek Kurum işleminin iptali yerine davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın hatalı yorum ve gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.