Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8119 E. 2010/9064 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8119
KARAR NO : 2010/9064
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mahkeme kararının tavzih hükmü ile düzeltilmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine 27.10.2009 tarihli dilekçesiyle, … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.06.2008 gün ve 2007/165-165 sayılı kararı ile Hazine adına tapuya tesciline hükmedilen … bilirkişi krokisinde (A1) ve (A2) ile gösterilen parsellerin koordinatlarına göre yapılan hesaplamada yüzölçümlerinin farklı çıktığı ve komşu bir kısım parsellere taştığı belirlendiğinden, kararın infaz edilemediği, karardaki bu yanlışlıkların tavzih yoluyla düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece istem ile kararın değiştirilmesi gerektiğinden, tavzih isteminin REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kesinleşen mahkeme kararının tavzih hükmü ile düzeltilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ….Beldesinde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.04.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılıp sonuçları 14.10.1956 ila 14.11.1956 tarihleri arasında ilan edilmiştir. davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık süre geçmiştir.
Her ne kadar Kadastro Müdürlüğünün Batı … Emlak Müdürlüğü’ne yönelik olarak yazdığı 11.08.2009 günlü ve B.091TKG4070020.158.1-4943 sayılı yazısında, Mahkemenin 12.06.2008 gün ve 2007/165 E.,2008/185 K. sayılı kararı ile Hazine adına tesciline karar verilen, ekli … bilirkişi krokisinde (A1) ile işaretlenen bölümün koordinatlarına göre gerçek yüzölçümünün 969 m2 olup, hükme dayanak yapılan … bilirkişi raporunda dava dışı 1195 sayılı parselin tescili koordinatlarının esas alınmaması nedeniyle, taşınmazın ekli krokide (B) ile gösterilen 0.72 m2 bölümünün 117 parsel içinde, C ile gösterilen 273 m2 bölümünün 119 parsel içinde, kaldığı, (A1) ile işaretlenen taşınmazın mükerrer olan kısımları çıktıktan sonra geriye 695,28 m2 kaldığı, tescil krokisinde (A2) ile işaretlenen bölümün gerçek yüzölçümünün 573 m2 olduğu, taşınmazın (D) ile gösterilen 173 m2 bölümünün 119 parsel içinde kaldığı halde mükerrer olarak tapuya tesciline karar verildiği, (D) ile gösterilen 173 m2 bölümünün ise yine mükerrer olarak 119 parsel içinde, (E ) ile gösterilen 12 m2 bölümün ise mükerrer olarak 1195 sayılı kadastro parseli içinde kaldığı, mükerrer kısımlar çıktıktan sonra geriye 388 m2 kaldığı, tesciline karar verilen bölümlerin içindeki binaların koordinatlarına ekli krokide gösterildiği, tescil sınırlarının bu binaları kestiği, mahkeme kararında taşınmazların tek
bir taşınmazmış gibi tesciline hükmedildiği, oysa tesciline karar verilen taşınmazların iki ayrı parça olup iki ayrı parça şeklinde tescili gerektiğinin bildirildiği, Batı … Emlak Müdürlüğünün 19.10.2009 gün ve B.07.4.DEF.0.07.01.02/07000304406/8682 sayılı yazısıyla da, aynı konu tekrar edilerek Muhakemat Müdürlüğünden, tavzih hükmü ile hatanın giderilmesi için dava açılmasının istendiği ve Muhakemat Müdürlüğü tarafından bu yazılara göre dava açıldığı, Mahkemenin 12.06.2005 gün ve 2007/165-185 sayılı … bilirkişi … Aypar tarafından düzenlenen 15.03.2005 günlü krokide A1 ve A2 ile gösterilen sırasıyla 960 m2 ve 573 m2 yüzölçümündeki taşınmazların tesciline ilişkin kararında, … Aypar tarafından düzenlenen krokinin sol üst köşesine eklenen kırık noktalarının koordinatlarına atıf yapılmadığı sadece bu rapor ve krokideki yüzölçümü ve tersimata yani krokiye atıf yapıldığı, bu nedenle kararın infazı sırasında, krokinin sol üst köşesine çıkarılan koordinatlarla bağlı kalmadan, atıf yapılan krokideki kırık noktalarının zeminde bulunan koordinatlarının esas alınıp, komşu parsellere tecavüz etmeyecek biçimde sayısal metot ile arazideki şekilleri ve yüzölçümleri belirlenerek, ayrı parsel numaralarıyla tapuya tescilinin sağlanacağı, bu nedenle tavzihe gerek olmadığı gibi, kesinleşen mahkeme kararının dayanağı … bilirkişi krokisinin sol üst köşesinde yer alan ve Kadastro Müdürlüğünce zemine uymadığı belirlenen koordinatlar esas alınarak tersimatın değiştirilmesi halinde hükmün de değiştirilmiş sayılacağı, oysa H.Y.U.Y.’nın 455. maddesinin “Hüküm müphem ve gayrıvazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar iki taraftan her biri ilamın tavzihini ve tenakuzun ref’ini isteyebilir.” 459. maddesinin de “İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına mütaallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur. Tashih olunan cihet hüküm zirine yazılır.” hükümleri gereğince tavzih ile hükmün değiştirilemeyeceği gözetilerek tavzih isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.