Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/2681 E. 2022/6369 K. 27.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2681
KARAR NO : 2022/6369
KARAR TARİHİ : 27.09.2022

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27.02.2019 tarih ve 2017/269 E- 2019/59 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.12.2020 tarih ve 2019/785 E- 2020/1166 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “KİNETİX” ibareli birçok markasının bulunduğunu, davalının 21/06/2016 tarihinde “X JUNİOR” ibareli, müvekkilinin markalarının aynı 25 ve 35. sınıf ürünler için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2016/54609 kod numarası verilen başvuruya müvekkilinin itirazının, Türkpatent YİDK tarafından 2017/M-5127 sayılı kararla reddedildiğini, oysa başvurunun tescilinin müvekkilinin “KİNETİX” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, davalı … YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu ile davacılara ait önceki tarihli markalar arasında, bir kısım emtialar yönünden benzerlik bulunmakla birlikte, bütünsel anlamda ilgili tüketicide bıraktıkları algılar itibariyle tarafların marka olarak kullandığı ibareler arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas ihtimalinin bulunmadığı, taraf markaları benzer olarak görülmediğinden, 556 sayılı KHK m. 8/4’ün uygulanma şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin aynı veya 556 sayılı KHK.’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmakla birlikte, davalının başvuru markası ile davacının itiraza dayanak markalarının arasında, marka olarak kullanılmak istenen ibareler yönünden hiçbir benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.