Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6831 E. 2010/9213 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6831
KARAR NO : 2010/9213
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ile yıkım davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … YÖNETİMİ, … 38 ada 5 parsel sayılı taşınmazın, davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu ve yörede daha sonra aplikasyon ile 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması çalışmalarında dahi orman sınırı içinde bırakıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davalıların el atmasının önlenmesi ile üzerindeki her türlü yapı ve tesisin yıkılmasını istemiştir. Mahkemece, davaya konu taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescili, elatmanın önlenmesi ile yıkım istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak 24/03/1938 tarihli Resmi Gazetede ilan edilmek suretiyle kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28/08/1979 ve itirazlı yerler için 04/11/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen “daha önce sınırlaması yapılan devlet ormanları ile özel ormanların aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 29/12/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. Yörede 1958 yılında yapılan tapulama sırasında … 59 parsel sayılı taşınmazın kişi adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra yörede yapılan imar uygulaması ile dava konusu parselin de içinde bulunduğu imar parsellerinin oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamından yörede henüz 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosunun yapılmadığı,orman yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna göre dava açtığı ve mahkemece yapılan keşifte, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında
tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılacağı,sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre inceleneceği, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınacağı” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar göz önünde bulundurularak yaptığı uygulama sonucu, aplikasyon hattının memleket haritasındaki bulgularla desteklenmediği, davaya konu taşınmaz ile aynı orman kadastro sınır hattı içinde bulunan, 38 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/581 sayılı(dairemizin 2008/1800 esas) ve yine 59 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 40 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/583 sayılı(dairemizin 2008/17581 esas), ve yine 40 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 34 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/496 sayılı(dairemizin 2008/13365 esas), ve yine 40 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 34 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/362 sayılı(dairemizin 2009/2683 esas)sayılı dosyalarında düzenlenen karara dayanak alınan bilirkişi raporlarında memleket haritasındaki bulgularla desteklenerek yapılan uygulama sonucu oluşturulan orman kadastro sınır hattı ile temyize konu dosyada yapılan bilirkişi uygulaması sonucu oluşturulan hattın uyumlu olmadığı, oysa uyuşmazlığın çözümünde memleket haritasındaki bulgularla desteklenerek yapılan uygulama sonucu oluşturulan orman kadastro sınır hattının esas alınması gerekmektedir.
Bu nedenle,mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, davaya konu taşınmaz ile aynı orman kadastro sınır hattı içinde bulunan 38 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/581 sayılı(dairemizin 2008/1800 esas) ve yine 59 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 40 ada 11 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/583 sayılı(dairemizin 2008/17581 esas), ve yine 40 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 34 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/496 sayılı(dairemizin 2008/13365 esas), ve yine 40 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 34 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Sarıyer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/362 sayılı(dairemizin 2009/2683 esas)sayılı dosyalarında düzenlenen karara dayanak alınan bilirkişi raporlarından istifade edilerek, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek,2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde … “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede
yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde … esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda … mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır.
Yapılan uygulama sonucunda, 1939 yılında yapılıp kesinleşen ve 3116 Sayılı Yasanın 13. Maddesi gereğince tapuya tescil edilen Belgrat Devlet Ormanı kadastrosu memleket haritası ile uyumlu bulunan aplikasyon hattı nazara alındığında, çekişmeli parselin kısmen veya tamamen orman tahdit hattı içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığı takdirde, orman sınırı içindeki taşınmazın, 1958 yılında bu durum gözönünde bulundurulmadan arazi kadastro ekiplerince taşınmazın hata ile ikinci kere kadastrosunun yapılıp yeniden yolsuz olarak (T.M.Y.1025) tapuya tescil edildiği, ancak 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi hükmüne göre ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı, T.M.Y.’nın 1026. (İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının malikine davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıçtan itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı, başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda Türk Medeni Yasasının 1023. (T.M.Y. 931- İsviçre M.Y. 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalılar taşınmazı satın almışlarsa bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendilerine satan kişilerden geri isteyebileceği gözönünde bulundurularak karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/06/2010 günü oybirliği ile karar verildi.