Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/8726 E. 2013/16110 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8726
KARAR NO : 2013/16110
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kuruma fazladan ödediği primler yönünden ödediği aylardan itibaren yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle hak ettiği aylardan itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davalı Kurum tarafından tahsis talebi reddilen, ancak daha sonra mahkeme kararı ile yaşlılık aylığı bağlanılmasına karar verilen davacının, yaşlılık aylıklarından mahrum kaldığı kısım ve fazladan ödediği primlerinin yasal faizleri ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının 01.04.2008 – 01.04.2010 tarihleri arasında mahrum kaldığı yaşlılık aylıkları tutarının taleple bağlı kalınarak 8.000,00 TL’sini hakediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı Kurum’a yersiz ödemek zorunda kalınan taleple bağlı kalınarak 2.000,00 TL tutarındaki primlerin Kurum’a yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazla istemin saklı tutulmasına karar verilmişse de hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının tahsis talebinin reddi üzerine davacı tarafından açılan dava sonucunda mahkemece; davacının 27.02.1985 – 27.04.1987 tarihleri arasında sigortalı olduğunun ve 01.04.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verildiği, davacının aylıklarının tahsiline ilişkin talebinin ise harçlandırılmadığından bahisle reddedildiği ve kararın onanarak kesinleştiği, iş bu dosyada bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının 24.04.2008 – 25.03.2010 tarihleri arasında 6.185,82 TL prim ödediği ve davacıya 01.04.2008 – 01.04.2010 tarihleri arasında ödenmesi gereken yaşlılık aylığı miktarının 15.389,96 TL olduğunun bildirildiği, Kurum vekilince bilirkişi raporuna itiraz edilerek, davacıya mahkeme kararı gereğince 16.01.2012 tarihinde 01.04.2008 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığı ve aynı tarih itibari ile davacıya bilgi mektubu gönderildiği belirtilerek aylık döküm bilgilerinin gönderildiği, söz konusu aylık döküm bilgilerinde 28.04.2008 tarihinden itibaren aylıkların karşısında “ödendi” ibaresinin yer aldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda; davalı Kurum vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde sunduğu aylık döküm bilgilerinde, 28.04.2008 tarihinden itibaren aylıkların ödendiğine dair ibare bulunmasına rağmen, mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davacı vekilinden aylıkların ve faizin ödenip ödenmediği, davalı Kurum’dan da aylıklara faiz ödenip ödenmediği sorularak, yaşlılık aylıkları ve faiz yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığı, lüzum halinde yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılmak sureti ile değerlendirilerek varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.