Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/863 E. 2011/1170 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/863
KARAR NO : 2011/1170
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 24.basamak üzerinden alması gereken emeklilik aylığının tesbitiyle, tesbit edilecek miktarın maaş olarak ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının … sigortalısı iken 4181 sayılı Kanun ile eklenen geçici 9. madde gereğince 12. basamakta iken satın aldığı 12 basamak sonucu 24. basamağa yükseltildiği ve emeklilik talebinde bulunduğu tarihte 24. basamağa yükselmesi nedeniyle alması gereken yaşlılık aylığı miktarının tespiti, maaş farklarının davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 01.10.2007 tarihinden itibaren davacıya 24’ncü basamak üzerinden ödenmesi gereken çıplak aylığın (sosyal yardım zammı ve diğer ek ödemeler hariç) 1.448,57 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının 30.10.2003 tarihinde 12. basamaktan 24. basamağa yükselmek için borçlanma yaptığı ve borçlanma tutarını ödediği, 07.09.2007 tarihli aylık talebi dikkate alınarak, davacıya, …’daki prim ödeme gün sayısı üzerinden 01.10.2007 tarihi itibariyle, 24.basamaktan, 872,83 TL tutarında aylık bağlandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanun’un 4447 sayılı kanunla değişik 36. 50., geçici 11., 12. maddeleri ile 4181 sayılı Kanun’la basamak satın alma hakkını getiren geçici 9. maddesidir.
1479 sayılı Kanun’un, 4447 sayılı Kanun’la değişik 36. maddesi 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığını, 4447 sayılı Kanun’la getirilen geçici 11. maddesinde ise 1.1.2000 tarihinden önce sigortalı olup da 1.1.2000 tarihinden sonra sigortalılığı devam eden sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığının koşulları düzenlenmiştir. Adı geçen geçici 11. maddede ” Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değer üzerinden, bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,
b) Sigortalının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu kanunun 36. maddesinin 2. fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarın toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu kanunun 36. maddesinin 3. fıkrasına göre artırılır. 2. fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
1479 sayılı Kanun’un 4447 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinde de ” Bu kanuna göre sigortalıların ödeyecekleri primler ve bağlanacak aylıkların hesabında 24 basamaklı gelir tablosu uygulanır. Tabloda yer alan gelir basamakları her yıl Nisan ayında ilk olarak bir önceki yılın Aralık ayı ile ondan önceki yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranları kadar, ikinci olarak bir önceki yılın gayri safi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla gelişme hızları kadar artırılarak belirlenir.” hükmü getirilmiştir.
1479 sayılı Kanun’a 4181 sayılı Kanun’la eklenen geçici 9. maddesinde ” Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalı olanlar, bulundukları basamakları, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren üç ay içinde yazılı olarak talepte bulunmak şartıyla, en fazla oniki basamak yükseltebilirler. Yükselttikleri basamakların primleri; her basamağın bekleme süresindeki prim tutarına basamak yükseltme farklarının ilave edilmesi ile hesaplanır. Bu tutarın talepte bulunma süresinin başladığı tarihten itibaren altı ay içinde ödenmesi zorunludur. Basamak yükseltme tutarının tamamen veya kısmen ödenmesi halinde, sigortalı bu ödemenin karşıladığı basamağa intibak ettirilir. Basamak yükseltme tutarları primi ödenmiş süreler olarak değerlendirilmez. Basamak yükseltme hakkından yararlanan sigortalılara, basamak intibaklarının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl sonra 35 inci madde hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanır. Basamak yükseltme talebinde bulunan sigortalının, basamak yükseltme priminin bir kısmını veya tamamını süresi içinde ödemeden ölümü halinde; haksahipleri yükselinen basamakların prim tutarlarını ölüm tarihinden itibaren altı ay içinde ödeyebilirler. Bu tutarın tamamen veya kısmen ödenmesi halinde birinci fıkra hükümleri uygulanır. Malullük ve ölüm aylığı bağlanmasında ikinci fıkrada öngörülen bekleme süresi aranmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, aylık başvurusunda bulunan davacının, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 11. maddesine göre yaşlılık aylığının 1.1.2000 öncesi ve sonrası dönemine ilişkin hesaplanmasında mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olup denetime elverişli değildir.
Yapılacak iş, davacının … sigortalılığı nedeniyle geçici 9. madde doğrultusunda basamak satın alma hakkından yararlandığı gözetilerek, konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi heyeti teşekkül ettirilerek, yukarıda yapılan açıklamaların ışığı altında 1479 sayılı Kanun’a 4447 sayılı Yasa’yla getirilen geçici 11. maddesi ilkeleri doğrultusunda 1.1.2000 öncesi ve sonrasına ilişkin (a) ve (b) aylıklarının denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak hesaplattırılması, 24. basamaktan emekli olacak olan emsalleri ile de kıyaslama yapılarak, nimet-külfet dengesi ve aktüeryal dengelerin bozulmaması ilkeleri de gözönünde bulundurularak ve yine 1479 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemelerle yaşlılık aylığı bağlanmasında en son 1.7.2003 tarihli gelir tablosunun kullanılması gerektiğinin yasa hükmü altına alındığı hususu da gözardı edilmeksizin, buna göre davacının yaşlılık aylığını hakkaniyete uygun şekilde hesaplattırmak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.