Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5835 E. 2010/9074 K. 24.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5835
KARAR NO : 2010/9074
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar … ve arkadaşları, 03.01.2004 tarihli dilekçeleriyle sınırlarını bildirdikleri … Köyü Altınyeri … Mevkiinde bulunan taşınmazın atalarından intikalen zilyet edenlerden satın aldıklarını, yararlarına eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Medeni Yasanın 713. madde hükmüne göre adına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir. Mahkemece DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline, karşı dava olarak da, müdâhalenin men ine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu kısmen 1970 yılında yapılıp kesinleşmiş, kısmen de 2007 yılında yapılıp 30.12.2008 – 28.1.2009 tarihleri arasında ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacı taraf gelmeyip, davalı yönetimlerde davayı takip etmeyeceklerini bildirdiklerinden, 16.07.2007 tarihli celsede dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafın ve müteriz davacı tarafın üç ay içinde davayı yenilemedikleri belirlenerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, davalı Hazine kendisin avukat ile temsil ettirip, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararından sonra davanın açılmamış sayılmasına hükmedildiğine göre Hazine yararına vekalet ücretine … verilmesi gerekirken, bu yönde bir hüküm kurulmaması doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “yeterince harç alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına” cümlesinin hükümden çıkartılarak bunun yerine; “Peşin alınan harcın mahsubuyla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı Hazine vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre 450,00.-TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24.06.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.