Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10616 E. 2013/15723 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10616
KARAR NO : 2013/15723
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/05/1976-09/06/2003 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 15.05.1976-09.06.2003 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılarca temyiz edilmiştir.
Her ne kadar bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemiş ise de dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya ait işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmediği, davacının davalılara ait işyerinden çalışmalarının Kuruma bildirİImediği, davalılara ait iş hanı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınmadığı, Üsküdar 2. İş Mahkemesİ’nin 16.10.2007 gün ve 2007/179 Esas, 2007/512 Karar sayılı dosyasında davalı işverenler aleyhine işçilik alacaklarının tahsili için açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda davacının davalılara ait işyerinde 15.05.1976-09.06.2003 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı kabul edilerek verilen kararın, temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ile davacının 1990 yılından sonraki süreye ilişkin tespit talebinin kabulü doğru ise de,1990 yılı Öncesine ilişkin süreye hüküm kurmaya elverişli delil b ul unmamaktad ır.
Eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.

Somut olayda, davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri 506 sayılı Yasa kapsamına alınmadığından davacı ile birlikte çalışan bordro tanığı bulunmamaktadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile davacının varsa sigorta şahsi sicil dosyasını davalı Kurumdan getirtmek, davacının tesbitini istediği 15.05.1976-09.06.2003 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan İşyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak, ayrıca davalılara ait iş hanı işyerinde tesbiti istenilen tarihler arasında kiracı olarak bulunan kişiler belirlenerek beyanlarına başvurmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …,… ve …’a iadesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.