YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1526
KARAR NO : 2011/4421
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesiyle; dava konusu 2251 parsel numaralı taşınmazın 1988 yılında 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman tahdidi dışına çıkarıldığı belirterek tapunun iptali ile 2/B şerhi verilerek Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece; dava konusu taşınmazın değerine göre mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine görevsizlik kararı Yargıtay 20. Hukuk Dairesince onanarak dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne ve dava konusu Çatalağzı Beldesi, 2251 nolu parselin tapu kaydının iptali ile 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 11.08.1973 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra yapılan 2/B madde uygulaması ise 1989 yılında kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1973 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının
yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 14.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.