YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8736
KARAR NO : 2011/13064
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 120 ada 35 parsel sayılı 4097,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kargir ev, samanlık ve tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla, davacı … ise davalı ile kardeş olduklarını belirterek taşınmazın kök murislerinden intikal ettiği iddiasıyla taşınmazın kök muris … mirasçıları adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nın 166. maddesi gereğince davalar birleştirildikten sonra katılan davacı … Yönetimi ise 15/06/2010 tarihli harçlı dilekçesi ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davacı Hazine ve katılan davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve dosyada bulunan orman bilirkişisi raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönünde görüş belirtilmesine rağmen “Orman bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle” ifadeleriyle bilirkişi raporu dayanak alınarak dava konusu 120 ada 35 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda, birleşen dosya davacısı …’in davasının reddine dendiği halde, gerekçeli kararda ise birleşen dosya davacısının davası hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamıştır. Oysa kısa kararla gerekçeli kararın çelişik olması mutlak bozma nedeni oluşturur. (İ.B.B.G.K. 10.04.1992 t, 1991/7 E. – 1992/4 K.).
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.