Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/6566 E. 2012/13944 K. 04.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6566
KARAR NO : 2012/13944
KARAR TARİHİ : 04.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.12.2009 gün ve 19551 – 19729 sayılı bozma kararı özetle: “Dostal Köyü, 101 ada 1 parselin (27972163,09 m2) 5304 sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişik 3402 sayılı Kanunun 4 ve 18. maddeleri uyarınca orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edildiği, … ile birleşen dosya davacısı Selahattin Kaya’nın kendilerine ait taşınmazların orman sınırı içine alındığını belirterek, bu yerlerin kendi adlarına tescili istemiyle açtıkları davada, mahkemece; çekişmeli (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G) ve (H) bölümlerinin tarla niteliğiyle davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; ziraat uzmanı raporunda taşınmazlardan sadece (G) ve (H) bölümlerinin sürülü olduğunun, diğer taşınmazlarda herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığının açıklandığı, uzman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında çekişmeli taşınmazların doğusunda ve kuzeyinde ırmak; diğer yönlerde tesbiti kesinleşen 101 ada 1 parsel sayılı geniş orman parselinin bulunduğu ve (G) ve (H) bölümlerinin kumluk işaretli bölümde kaldığı, mahkemece, sınırda ırmak bulunduğu halde jeolog bilirkişiden rapor alınmadığı, dereden sonra gelen Çilesiz Köyü kadastro sahasında kalan taşınmazların niteliğinin ve buna göre, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığının belirlenmediği, bu nedenlerle yapılan araştırmanın hükme yeterli olmadığı” açıklanmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne, 04.10.2011 tarihli krokide (C) (4416 m2), (H) (11261 m2) işaretli bölümlerin … adına; (A) (2409 m2), (D) (5016 m2) ve (G) (16660 m2) işaretli bölümlerin Selahattin Kaya adına tapuya tesciline, (B), (E) ve (H) bölümlerine ilişkin …’nın davasının reddi ile tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4/3. madde ve fıkrası uyarınca orman kadastrosu yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece, (A), (C), (D), (G) ve (H) işaretli taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de bozma kararı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu doğru olarak saptanmıştır. Ancak, keşiflerde beyanlarına başvurulan yerel bilirkişiler, taşınmazlardan (G) ve (H) bölümü dışında kalan yerlerin hayvanla tarla sürme döneminin bittiği 1995 yılından sonra düzenli olarak ekilip biçilmediğini, aynı zamanda derenin taşması yüzünden de ekilemediğini bildirişlerdir. Ziraat uzmanı raporunda (G) ve (H) bölümlerinde 18 adet kesik kavak kökü olduğu, diğer taşınmazlarda herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığı, derenin taşması sonucu tahrip olduğu açıklanmıştır.
Yine jeolog raporunda da (B), (E) ve (F) bölümlerinin halen taşkın riski altında olduğu, (A), (C), (G) ve (H) bölümlerinde böyle bir risk bulunmadığı açıklanmış olmasına rağmen, mahkemece; (B), (E) ve (H) bölümleri hakkındaki davanın reddine, tesbit gibi tesciline karar verilmiş, (H) işaretli 11261 m2 taşınmaz bölümünün aynı zamanda Selahattin Kaya adına tesciline karar verilerek (H) bölümü hakkında iki farklı sicil oluşturulmuştur.
O halde; (G) ve (H) bölümü dışında kalan (A) ve (C) işaretli yerlerde kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinmeye elverişli ve ekonomik amaca uygun zilyedliğin bulunmadığı, bu durumun dosyadaki taşlık görünümlü fotoğraflardan da anlaşıldığı; (B), (E) ve (F) bölümlerinin ise, halen dere taşkın sahasında kalması nedeniyle zilyedliğe konu olamayacağı düşünülmeli, (G) ve (H) bölümleri dışında kalan taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine, tesbit gibi tescile karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda  açıklanan  nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin  temyiz  itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alın temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04/12/2012 günü  oy birliği ile karar verildi.