Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8742 E. 2011/13065 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8742
KARAR NO : 2011/13065
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile birleşen dosya davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 101 ada 16 parsel sayılı 2719,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kaçak ve yitik kişilerden kalma yerlerden olduğu iddiasıyla, davacılar ise tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Orman Yönetimi ise, 20/04/2010 tarihli harçlı dilekçesi ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nın 166. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda, birleşen dosya davacıları kişilerin davasının reddine, davacı Hazine ve katılan davacı … Yönetiminin davasının kabulüne ve dava konusu … köyü 101 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile birleşen dosya davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Yapılan incelemede Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuşsa da, dosyaya sunulan 25/05/2011 havale tarihli dilekçeden Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün 12/05/2011 tarihli oluru ile temyiz isteminden vazgeçilmesi uygun bulunduğu anlaşıldığından Hazine tarafından yapılan temyiz isteminin (dilekçesinin) vazgeçme nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir

2) Birleşen dosya davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir: Şöyle ki; davacı gerçek kişiler Ocak 1940 tarih 1 sıra nolu tapu kaydına, davacı Hazine ise Mayıs 926 tarih 136 sıra nolu tapu kaydına dayanarak dava açtıkları halde, mahkemece tarafların dayandığı tapu kayıtları dosyaya getirtilmediği gibi tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren sıra izler biçimde tüm geldi ve gittileri de getirtilmemiş ve tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılmamıştır. Keşifte tarafların sunduğu fotokopi belge üzerinde yapılan tapu kaydı uygulaması ise yetersizdir. Ayrıca, davacı gerçek kişiler dava konusu taşınmazın Hazinenin dayandığı tapu kapsamında olduğu ve bu taşınmazı 716 sayılı Borçlanma Kanunu hükümlerine göre Hazineden satın aldıklarını iddia etmelerine rağmen bu husus da mahkemece araştırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmaza komşu olan parsellere ait kadastro tespit tutanakları ile eğer itirazlı iseler dava dosyaları ve tarafların dayandıkları tapu kayıtları tüm geldi ve gitti kayıtları ile birlikte getirtilerek, kadastro sırasında revizyon görüp görmedikleri araştırılmalı, revizyon görmüş iseler revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları getirtilmeli, bu tapu kaydına dayanılarak çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilmeli, davacı gerçek kişilerin 716 sayılı Borçlanma Kanunu hükümlerine göre taşınmazı hazineden satın alıp almadıkları ilgili yerlerden sorulup tespit edildikten sonra önceki bilirkişiler dışında seçilecek bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte dayanılan tapu kayıtlarının mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek tapu kayıtları mahalline uyuyor ise, tapu kaydının kapsadığı taşınmazları gösterir fenni bilirkişi tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, dayanılan tapu kayıtları çekişmeli taşınmaza uyuyor ise, tapu kayıt malikleri ile davacı gerçek kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı Yasalar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı, dayanılan tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli kapsamı tayin edilerek, miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığının kabul olunması ve tapu kaydının miktarı ile geçerli sayılması gerektiği düşünülmeli, dayanak tapu kayıtları taşınmaza uymadığı ya da tapu kaydı ile kayda dayanan tarafın bir ilgisinin bulunmadığı saptandığı takdirde davanın reddine karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz isteminin (dilekçesinin) vazgeçme nedeniyle REDDİNE,
2) Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; birleşen dosya davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 21/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.