Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11588 E. 2011/10620 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11588
KARAR NO : 2011/10620
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, …. mahallesi, 610 ada 29 parsel sayılı 5864,08 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, kısmen yörede 1979 yılında yapılan 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılıp işlemin kesinleştiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin 5764,86 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 12/05/1947 tarihinde yapılıp 24/09/1948 yılında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 26/10/1979 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 02/11/1990 tarihinde 3302 sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulaması vardır. 1982 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, 30.04.1946 tarih ve 59 sıra sayılı tapu kaydı ile davalılar adına tarla olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kısmen orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu belirlenerek Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında 30.04.1946 tarih ve 59 sıra sayılı tapu kaydının uygulanması ile tespit ve tescil edilmiş olup, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında ise orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaza komşu 610 ada 9-10-14 sayılı parseller hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı dava mahkemenin davanın kabulüne ilişkin verdiği kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 2001/5722-6252 sayılı bozma kararı ile; “Taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidi 3116 sayılı Yasaya göre 1947 yılında yapılıp kesinleşmiş, 1979 senesinde 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasıyla nitelik yitirdiğinden bir kısmı orman tahdit sınırları dışına çıkarılmıştır. Öyle ise tapu malikleri için 1744 sayılı Yasa hükümlerinin tanıdığı hakların dikkate alınacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; taşınmaz ve çevresini iyi bilen üç yerel bilirkişi huzuruyla keşif yapılarak (varsa tapu kaydının haritası da getirtilerek) tapu kaydının dava konusu yere uyup uymadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, uygunluğunun anlaşılması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir” gerekçesiyle bozulmuş, bozmadan sonra 610 ada 9-10-14 sayılı parsellerin dayanak tapu kayıtları kapsamında kaldığı belirlendiğinden Hazinenin davasının reddine karar verilmiş ve karar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Buna göre, belirtilen komşu parsellerle aynı konumda bulunan dava konusu 610 ada 29 sayılı parsel yönünden de, mahkemece keşif yapılarak dayanak 30.04.1946 tarih ve 59 sıra sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, tapu kaydının uyduğunun belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.