Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/11691 E. 2012/17563 K. 22.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11691
KARAR NO : 2012/17563
KARAR TARİHİ : 22.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde Kasım 2008 yılında satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, davalı şirketin tüm şirket çalışanlarına yaptığı gibi davacıya da açık senet imzalattığını, davalının elinde bulunan senedin teminat maksatlı senet olduğunu, davacının davalının işyerinden 15.06.2010 tarihinde ayrıldığını, bu tarihten sonra davacının ibralaştıkları inancıyla davalının uhdesinde kalan senedi önemsemediğini, davalı tarafın ellerindeki meblağ ve vade tarihleri boş olan senedin vadesini 20.07.2009 olarak doldurup icra takibi başlattıklarını belirterek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatını dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarını ancak yazılı bir delil ile ispat edebileceğini, tanık dinletmesine muvafakatlarının olmadığını, senette imzaya ilişkin bir ihtilafın bulunmadığını, davacının icra inkar tazminat talebi şartlarının da oluşmadığını bildirerek, davanın reddine ve lehlerine % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, bonodaki imzaların sahteliği veya rızayı bozan sebepler tahtında düzenlendiğinin ileri sürülmediği, teminat amacıyla tanzim edildiğinin geçerli bir delil ile kanıtlanamadığı, davacı ve davalı arasında bir takım para alış-verişlerinin bulunduğunun ihtilafsız olduğu, bononun hukuki mahiyeti dikkate alındığında sebepten mücerret olduğu, davalının ticari defterindeki kayıtlarla da davacının bedelsizlik iddiasını ispat edemediği, bedelsizlik iddiasını kapsar şekilde davalıya yemin teklif etme hakkı mevcut ise de; böyle bir yemin teklif edilmediği gerekçesiyle davacının davasının reddine, tazminat koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisi nedeni ile verilen senetten kaynaklandığı iddia edildiğine göre, somut olay bakımından iş hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmekte olup, davanın iş mahkemesinin görevine girdiği ve görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği düşünülmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.