YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7824
KARAR NO : 2013/3661
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, … sigorta sicil numarası ile 18/01/1971-15/01/1980 tarihleri arasındaki sigortalı çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine, ödediği isteğe bağlı prim ödemelerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; Kurum kayıtlarında kardeşi …’ye ait gözüken 18.10.1971-15.01.1980 tarihleri arasındaki çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; İlk olarak 18.10.1971 tarihinde davacı … adına düzenlenen işe giriş bildirgesinin 05.11.1971 tarihinde Kuruma verildiği, 15.11.1976 tarihinde davacının Kuruma verdiği dilekçe ile özetle “ kardeşi …’nin kardeşi olup onun yaşının küçük olması nedeniyle işe giremediğini ve kendisinin nüfus cüzdanını kullanarak …’nin işe başladığını,18.10.1971 tarihinde işe başlayıp fiilen çalışan kişinin … olduğunu,” belirttiği, bunun üzerine Kurum müfettişlerince araştırma yapıldığı ve bu araştırma neticesinde işyeri sicil fişi incelenip bu fişteki fotoğrafın …’ye künyenin ise davacı …’ye ait olduğunun tespit olunduğu, bu tespit neticesinde Kurumun davacıya ait 18.10.1971 tarihli işe giriş bildirgesini iptal ettiği, dinlenen tanıklar … ve …’nın benzer ifadelerle 1971-1978 tarihleri arasında fiilen çalışan kişinin davacı … olduğunu belirttikleri anlaşılmıştır.
Hizmet tespiti davalarının yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri oluşturulup bu davalar için özel bir ispat yöntemi öngörmemiştir. Hizmet tespiti davaların niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği için yargılamasının özel bir duyarlılık ve itina ile yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihatlarındandır.
Somut olayda, gerek davacının yukarıda özetlenen 15.11.1976 tarihli dilekçesindeki ifadeleri gerekse Kurum müfettişi tarafından işyerinde yapılan inceleme sonrasında varıldığına fiilen çalışan kişinin davacı … değil onun kardeşi … olduğu neticesine göre davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.