YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19303
KARAR NO : 2013/3425
KARAR TARİHİ : 26.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamına ve nedenlerine göre davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının ve yakınının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile, davacı …’nın maddi tazminat alacağı, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 152.909,20 TL, teşvik primi alacağı olarak 1.260,00 TL, tedavi gideri alacağı olarak 3.747,00 TL, yol gideri alacağı olarak 2.725,00 TL nin olay tarihi olan 22/09/2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının tedavi dönemindeki yardımcı kişi gideri alacağı, daimi yardımcı kişiye muhtaçlık zararı alacağı, evde yapılan fizik tedavi gideri alacağı, çekilen kredi faizinden uğranılan zarar alacağı, geçici iş göremezlik ve ücret alacağı taleplerinin reddine, davacı … ‘nın olaydan duyduğu üzüntü ve elem derecesi, paranın alım gücü, ekonomik ve soysal durumlar kusur oranları göz önüne alındığında 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 22/09/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı …’nın olaydan duyduğu üzüntü ve elem derecesi, paranın alım gücü, ekonomik ve soysal durumlar kusur oranları göz önüne alındığında 5.000,00 TL. manevi tazminatın olay tarihi olan 22/09/2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar vermiştir.
Davacının iş kazası sonucu %56 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacı işcinin kusurlu olmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı işci … yararına hükmedilen 120.000,00 TL manevi tazminat çok fazladır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.