Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11799 E. 2010/13305 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11799
KARAR NO : 2010/13305
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.10.2010 günü için yapılan tebligat üzerine, davacı … vekili Avukat …, Hazine vekili Avukat … … ve Orman Yönetimi vekili Avukat …geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii 250 ada 1 parsel sayılı 172,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle, atalarından intikalen … Evlatları Işıl ve Sedat Dilek’lerin zilyetliğindeyken 2002 yılında …’e sattıkları, o tarihten sonra adı geçenlerin zilyet ettiği, ancak taşınmazın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/548 esasta davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı … tarafından davalı sıfatıyla Hazine, Orman Yönetimi ve Köy tüzel kişiliği aleyhine, sınırları ve mevkii bildirilen taşınmazın Medeni Yasanın 713. Maddesi hükümlerine göre tapuya tescili istemiyle açılan dava ile Gayrimenkul Değerler A.Ş. … ve diğerleri tarafından davalı Hazine ve köy tüzel kişiliği ile … taraf gösterilerek, tescil davasına konu taşınmazın Temmuz 1969 gün ve 63 ve 64 ve Şubat 1962 tarih 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından, tapu maliki mirasçıları adına tescili istemiyle açtıkları davalar birleştirilmiş, …’nin davanın açılmamış sayılmasına karar verildikten sonra, 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece davaların reddine çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, hakkında tutanak düzenlenmeyen bölümle ilgili davada görevsizliğe karar verilmiş hüküm davacı gerçek kişiler tarafından yararlarına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, davalı Hazine tarafından ise taşınmazın tarla niteliğinde olduğu, orman niteliğiyle Hazine adına tescilinin yasal olmadığı iddiasıyla temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşmemiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … köyünün bir bölümünde genel arazi kadastrosu ilkin 1970 yılında yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları ile orman tahditine ilişkin tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın 250 ada 1 parsel sayısı ile tutanak düzenlenen 178,88 m2 bölümü kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış da olsa, aynı bütünden gelen ve genel kadastroda hakkında tutanak düzenlenmeyen fen bilirkişi krokisinde kesik çizgiler ile taranarak gösterilen, orman bilirkişi raporunda ise (A) ile gösterilen, hiç tarımda kullanılmamış, eylemli orman bulguları da olan bölümle aynı yapıda devlet ormanını devamı niteliğindeki yerlerden olduğu, krokilerde (B) ile gösterilen 250 ada 1 sayılı parselin kesinleşmiş orman sınırları dışında gösterilmesinin tecviz dahilinde değerlendirilebileceği gibi, bu yerin eylemli yapısı nedeniyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, sınırdaki devlet ormanını devamı niteliğindeki hiç tarımda kullanılmamış orman toprağı olması nedeniyle 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı Maddeleri ile 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 750,00.-TL avukatlık ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak, duruşmada kendini avukatlı temsil ettiren Orman Yönetimine verilmesine, Hazinenin temyiz itirazlarının red edilmesi nedeniyle yararına avukatlık ücretine hükmetmeye yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmad 28.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.