YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11444
KARAR NO : 2011/15292
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Genel arazi kadastrosunda … köyü 159 ada 1 parsel sayılı 2198 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile davalılar … ve … adına tespit edilerek tapuya tescil olunmuştur. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın kısmen orman tahdit sınırı içinde iken 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığı, çekişmeli taşınmazın halen davalılar adına tapuda kayıtlı olduğundan, orman sınırı dışına çıkarılan bölümünün hazine adına tescilinin yasal bir zorunluluk olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın (B) ile gösterilen 476 m2 yüzölçümlü bölümünün 159 ada 1 nolu parselden ifrazı ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığının yazılmasına, taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün ise davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesine göre açılan tapu iptal ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 01.02.1968 tarihinde ilan edilerek 1.8.1968 tarihinde kesinleşmiştir. Daha sonra 16.01.2007 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, kesinleşen orman tahdit haritası ve 2/B haritasının uygulanması sonucu 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman dışına çıkarılan yerlerin hazine adına tapuya tescil edileceği gözetilerek davanın kabulü yolunda kurulan hükümde isabetsizlik yoktur. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu sebeple hüküm fıkrasında vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik 7,11 ve 12 numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine 20/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.