Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13637 E. 2012/16284 K. 08.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13637
KARAR NO : 2012/16284
KARAR TARİHİ : 08.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak 15.03.2012 tarihli ek kararla HUMK.nun 426/D maddesi gereğince davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu kararda davalılardan Trakya Köy Birlik Tüketim Mad.Şti.vekilince duruşmasız temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davalı şirketin aldığı mal bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için davalı şirket ile ipotek veren diğer davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile girişilen icra takibine itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi ile % 40’dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalılar vekilince temyiz edilmiş, mahkemece temyiz harç ve giderlerinin verilen 7 günlük sürede yatırılması, aksi halde HUMK.nun 434.maddesi gereğince kararın temyizinden vazgeçilmiş sayılacağına dair düzenlenen 01.02.2012 günlü muhtıra davalılar vekiline 14.02.2012 günü tebliğ edilmiş, davalılar vekili, 12.03.2012 tarihli dilekçesi ile doktor raporu sunarak eski hale getirme isteminde bulunarak yeniden süre verilmesini talep etmiş, mahkemece 15.03.2012 tarihli kararı ile davalılar vekilinin almış olduğu raporun bitim tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren 7 günlük sürede temyiz harç ve giderlerinin tamamlanmaması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, iş bu temyiz talebinin reddi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.nın 90/1.(HUMK.nun 159.)maddesinde; “Süreler kanunda belirtilir veya hakim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hakim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez”, HMK.nın eski hale getirme başlığı altında, “Talep” yan başlığı ile yer alan 95/1.maddesinde; “Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hale getirme talebinde bulunabilir.”, “Süre” yan başlığı altında düzenlenen 96/1.maddesinde; “Eski hale getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilebilir” denilmiş, “Talebin Şekli ve Kapsamı” yan başlığı altında yer alan 97.maddesinde ise; “Eski hale getirme, dilekçeyle talep edilir. Dilekçede talebin dayanağı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hale getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur” hükmü yer almıştır.
Somut olayda, mahkemenin 01.02.2012 tarihinde düzenlediği muhtırada, davalı vekiline belirtilen temyiz harç ve giderlerini tamamlaması için 7 günlük süre verilip, yatırılmadığı takdirde HUMK.nun 434.maddesi gereğince kararı temyizden vazgeçmiş sayılacağı ihtar edilmiştir. Anılan yasa maddesinde sürenin kesin olduğu belirlenmiş olduğundan ayrıca muhtırada sürenin kesin olduğunun bildirilmesine gerek yoktur. Muhtıra davalı vekiline 14.02.2012 günü tebliğ edilmiş, davalı vekili süresinde (dilekçesi ekinde bulunan doktor raporunun bitimi tarihinden iki haftalık süre içinde) vermiş olduğu eski hale getirme istemli dilekçesinde eski hale getirme talebinde bulunup, eksik giderlerin tamamlanması için yeniden süre verilmesi talebinde bulunmuş, yani yatırılması gereken temyiz harç ve giderlerini eski hale getirmek için öngörülen sürede yatırmamış olup, kararın bu nedenle temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz dilekçesinin reddinde isabet bulunmamakta ise de verilen hükmün sonucu itibariyle doğru olması nedeniyle yerel mahkeme hükmünün yukarıda yazılı gerekçelerle gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilen bu haliyle HUMK.nın 438/son maddesi hükmü gereğince ONANMASINA, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.