YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18660
KARAR NO : 2010/1136
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KATILAN DAVACILAR : HAZİNE-…
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi; … İlçesi 4962 parsel sayılı 429,10 m² yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davalının el atmasının önlenmesini, katılan … ise dava konusu parselin (B) ile gösterilen kısmının 2/B maddesi gereği Hazine adına tescilini istemişlerdir. Mahkemece; Davacı … Yönetimi ve katılan Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu parselin 09.03.2009 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (a) ile gösterilen 176,84 m² kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, (b) ile gösterilen 252,62 m² kısmının ise 2/B yasası gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yer vasfıyla tapuya Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1945 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1982 ve 1991 yıllarında kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle (B) ile gösterilen kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz
2009/18660-2010/1134
olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, davalı taşınmazı satın almışsa sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceğine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/02/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.