YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10300
KARAR NO : 2010/13599
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/2248-2106 sayılı 13.05.2008 günlü bozma kararında özetle: “dava ve temyize konu taşınmazın tespitine dayanak yapılan hazinenin tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu yolunda yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen bu olgu dosya içeriği ile de belirlenmiştir. Çekişmeli taşınmazın batısında komşu dava dışı dava konusu taşınmaza sınır oluşturan komşu 120 ada 74 parsel sayılı taşınmazın davacı taraf adına tespit edildiği taşınmazın tespitine dayanak yapılan tapu kaydının batısında ve güneyinde metruke sınır yeri olarak tarif edilmiştir. Davacı taraf kendi adına tesbit edilen dava dışı taşınmazın tesbitine yönelik olarak dava açmadığı gibi tutunduğu tapu kaydının miktarından fazlasıyla dava dışı 120 ada 74 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü de dikkate alındığında çekişmeli taşınmazın tarif edilen metruke sınırı itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı dava dışı 120 ada 74 parsel sayılı taşınmaza miktarın fazlasıyla revizyon gören kapsamının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kaydının kapsamında kalmasının olanaksız olduğu dikkate alındığında dava konusu taşınmazı kapsaması olanaksızdır. Kaldı ki somut olayda davacı taraf tapu kaydına da dayanmamıştır. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca hazineye kalan taşınmazlardan olduğunun kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olusun hukukça değer taşımaz. Somut olayda; davacı taraf çekişmeli taşınmazı satın aldığını öne sürmüş ise de, satış olgusunu 1915 tarihinden önce düzenlenen her türlü muvazaadan ari kaçak ve yitik kişilerden satın aldığını da kanıtlayan bir belge ibraz etmemiş, bu olguyu da yöntemine uygun biçimde kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu olgular ile bozma kararı içeriği göz önüne alınarak davanın reddine, çekişmeli taşınmazın hazine tapusuna değer verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13. maddesi hükmü uyarınca tesbit gibi davalı hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu … Köyü 120 ada 118 nolu parselin yeniden tespit gibi aynı vasıfla davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/11/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.