YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/745
KARAR NO : 2013/3453
KARAR TARİHİ : 27.02.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, prim borçları yönünden 6111 sayılı Yasadan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, idari para cezasının, ek prim ve gecikme cezası tahukkuku işleminin ve davacının 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle dava dilekçesinin yargı yolu yönünden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yasa’nın 101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
5510 sayılı Yasa’nın “Kurumca verilecek idarî para cezaları” başlıklı 102.maddesinin 4.fıkrasına göre “İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.”
6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre “yargı yolunun caiz olması” dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı şirkete ait işyerinde sosyal güvenlik denetmenliğince yapılan denetim sonucunda hazırlanan 28.10.2011 tarih ve 114 sayılı rapor doğrultusunda davacı şirket hakkında 5510 sayılı Yasa’nın 102.maddesine göre 4.346,00 TL, 9.444,00 TL, 14.043,00 TL ve 2.250,00 TL olmak üzere dört ayrı idari para cezası düzenlendiği, 3.157,81 TL ve 5.455,65 TL olmak üzere iki ayrı yazı ile prim, işsizlik sigortası primi ve gecikme zammının tahakkuk ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, idari para cezasının iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın çözüm yeri 5510 sayılı Yasa’nın 102.maddesinin 4.fıkrasına göre idari yargı olduğundan davanın bu bölümünün 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle usulden reddine karar verilmek üzere tefrikine, davacı şirkete ait işyerinde sosyal güvenlik denetmenliğince yapılan denetim sonucunda hazırlanan 28.10.2011 tarih ve 114 sayılı rapor doğrultusunda 5510 sayılı Kanun’un 86.maddesinin 6.fıkrasına dayalı olarak düzenlenen 3.157,81 TL ve 5.455,65 TL olmak üzere iki ayrı işsizlik sigortası primi ve gecikme zammının iptaline ve davacının 6111 sayılı Yasa’dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti ilişkin davanın ise 5510 ve 6111 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlık olduğundan İş Mahkemesinin görevli olması nedeniyle bu istemler yönünden işin esasına girilerek olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken … şekilde dava konusu uyuşmazlığın tamamının çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle … biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.