Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/5375 E. 2010/6949 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5375
KARAR NO : 2010/6949
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahdide itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Merkez … Köyü 1 parsel sayılı taşınmaz, yörede 1963 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında 10200 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi tarafından tapulama mahkemesinde açılan dava sonucunda mahkemenin 28/02/1967 tarih, 1965/54 – 1967/20 sayılı kararı ile taşınmaz, Tarım Bakanlığının 23/01/1967 tarih, 3459 sayılı yazısı esas alınarak mera olarak sınırlandırılmış, karar taraflarca temyiz edilmeksizin 14/ 06/ 1967 tarihinde kesinleşmiştir.
Hazine; … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada yukarıda değinilen mahkeme ilamı gereğince mera olan taşınmazın yörede çalışma yapan orman kadastro komisyonunca orman olarak sınırlandırılıp çalışmanın 06/09/1999 tarihinde ilan edildiği, Mera Kanununun 9. maddesi gereğince mahkeme kararı ile mera olduğu kesin hükme bağlanan yerlerde mera, kışlak ve yaylakların kesinleşmiş sınırlarının esas alınması gerektiği; 6831 Sayılı Yasanın 20 ve 21. maddeleri gereğince ormanlar içinde bulunan mera, yaylak ve kışlak gibi kadim hakların tanındığı ve Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin “ Sınırlandırmada Orman Dışında Bırakılacak Yerler “ başlıklı 27. maddesinde kamu malları kapsamına giren kullanım hakkı belirli bir köy veya belde halkına tanınmış olan otlak, kışlak, yaylak gibi arazilerin sınırlandırma dışında tutulması gerektiğinin düzenlendiğini ileri sürerek çekişmeli yeri orman sınırları içine alan tahdidin iptalini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 1 parseli orman sınırları içine alan orman tahdidinin iptali ile bu yerin orman kadastro sınırları dışına çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu iddiasına dayalı tahdide itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1998 yılında orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları birlikte yapılmış, sonuçları 06/09/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 11. maddesinde (Değişik : 05.11.2003 – 4999/6. md.)
“ Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların askı suretiyle ilanı, ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemeye müracaatla sınırlamaya ve 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine … ve Orman Bakanlığı, … ve hak
sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir. Ancak, tapulu gayrimenkullerde tapu sahiplerinin, on yıllık süre içerisinde dava açma hakları mahfuzdur. “ hükmü bulunmakla birlikte madde kapsamından da anlaşılacağı üzere tapulu gayrimenkullerde tapu sahipleri tarafından on yıllık süre içinde tahdide itiraz davasının açılabilmesi olasıdır.
3402 Sayılı Yasanın “ Kamu malları “ başlıklı 16. maddesinde “ Kamunun ortak kullanılmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:
A) Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler, (Hükümet, belediye, karakol, okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane, kitaplık, namazgah, cami genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşluklar ve benzeri hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına göre Hazine, kamu kurum ve kuruluşları, il, belediye köy veya mahalli idare birlikleri tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur.
B) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır.
Bu sınırlandırma tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında … hükümler saklı kalmak kaydıyla özel mülkiyete konu teşkil etmezler. “ denilmektedir. Bu madde mera olarak özel sicile yapılan bir kaydın sınırlandırma, bir tür belirtme olduğunu açıklamakta, bu tür bir belirtmenin de “ tescil mahiyetinde olmaması “ nedeniyle tapu kaydı niteliği taşımadığını belirtmektedir.
Yukarıda açıkça belirtilen yasa hükümleri karşısında Hazinenin tapu kaydı niteliğinde olmayan mera sicil kaydına dayanarak orman kadastrosuna itiraz davası açması mümkün olmadığından açılan davanın dinlenme olanağı yoktur ve reddi gerekir. Değinilen yönler gözetilerek davanın reddi gerekirken kabulü yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25.05.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.