Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15481 E. 2011/650 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15481
KARAR NO : 2011/650
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL – EL ATMANIN ÖNLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 05/05/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/01/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı … vekili ile karşı taraftan davacı … YÖNETİMİ vekili Avukat … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … YÖNETİMİ, …,… mevkiinde bulunan 239 parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığını, davalı … hakkında Burdur Sulh Ceza Mahkemesi’nin 03/06/1996 tarih ve 1996/ 148-361 sayılı kararı ile sanığın suç kastı olmadığından beraatine karar verilerek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 16/01/1997 tarih ve 1996/11416 – 1997/324 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş ise de, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerdeki tapuların hukuken geçerliliğinin bulunmadığı, devlet ormanlarının özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tescili ile davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın KABULÜNE, dava konusu … Köyü … mevkii 239 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının İPTALİ ile orman niteliğinde Hazine adına TESCİLİNE, taşınmaza davalının el atmasının ÖNLENMESİNE karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili İLE EL ATMANIN ÖNLENMESİ istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 15/02/1983 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulanması ile daha sonra 27/03/1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Davaya konu taşınmaz Yaka Köyünde yapılıp 24/02/1974 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmasında 239 parsel numarası ile tapuya tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve
-2-
2010/15481 – 2011/650

bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1983 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı bir yana, davalının taşınmazın niteliğini görmeden satın almasının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olmayacağından, tapuya güven ve iyi niyet kurallarından faydalanamayacağı, davalı taşınmazı satın almışsa, ödediği bedeli, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satanlardan geri alabileceği belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre belirlenen 825.00.- TL. vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak davacı … YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25/01/2011 günü oybirliği ile karar verildi.