Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/16392 E. 2011/660 K. 25.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16392
KARAR NO : 2011/660
KARAR TARİHİ : 25.01.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DVC.LAR-DVL.LAR: … VE ARKADAŞLARI
KAT.DAVACILAR : ORMAN YÖNETİMİ – … – … – …

Taraflar arasındaki KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12/04/2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 25/01/2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacılar … VE ARKADAŞLARI vekili Avukat …, Avukat … ile karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat … , katılan davacı … YÖNETİMİ vekili Avukat … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, davaya konu … Köyü 380 parsel sayılı taşınmaz, 11071 m2 yüzölçümünde, içinde kargir otel binası olan tarla niteliğinde 27/12/1985 tarih 2 numaralı tapu ile … … …adına kayıtlı ise de, … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 1985/147 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan 02/05/1989 tarihinde malik hanesi açık olarak tespit edilmiş, 373 parsel sayılı taşınmaz ise, önce malik sıfatıyla zilyet olduğu nedeniyle 20/07/1988 tarihinde … adına tespit edilmiş ise de, daha sonra orman kadastro haritasında orman sınırı içinde kaldığı anlaşıldığından 02/05/1989 tarihinde tutanağı iptal edilmiş, ancak aynı tarihte yeniden tespit tutanağı düzenlenerek, 1561,44 m2 yüzölçümünde, içinde ev temeli olan tarla niteliğinde 15/01/1985 tarih 1 numaralı tapu kaydı nedeniyle … adına tespit edilmiş, ancak genel mahkemede davalı olduğunun anlaşılması nedeniyle 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesine göre kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, …’a husumet yönelteterek, … KÖYÜ, … MEVKİİNDEKİ dava konusu taşınmazın, … … Köyünde, 07/02/1962 tarih 1, 2, 3 numaralı çiftlik tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, (tapuların dış hudutlarının …,…,… Çiftliği, … dışındaki …,…,… Beli olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını) geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olarak yazılı tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, ancak davalının
-2-
2010/16392 – 2011/660

TESCİL DAVASI açarak 03/03/1970 tarih 1 numara ve 9776 m2, keza 15/01/1985 tarih 1 numara ile 1000 m2 yüzölçümü ile adına tescil ettirmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek mükerrer tapu kaydının iptali ile el atmanın önlenmesi istemiyle … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’nin 1985/147 Esas sayılı dosyasında dava açmış, yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek,dava dosyası kadastro mahkemesine aktarılmış, diğer yandan, davacı … ve arkadaşları Hazineye husumet yönelterek, davaya konu 373 ve 380 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan muhdesatın adlarına tespiti için dava açmışlar, davalar arasındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle birleştirilmiştir. ORMAN YÖNETİMİ davaya taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek orman niteliğinde Hazine adına tescili istemiyle, … VE … ise , davacı …’nin murisleri …, … ve …linin, dava dışı … … isimli kişiye satmayı vaat ettikleri yerlerin bu defa anılan kişi tarafından 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen sözleşmelerle kendilerine satışın vaat edildiğini belirterek, …’e ait payın ½ oranında adlarına tescili istemiyle, …, davaya konu 373 ve 380 parsel sayılı taşınmazları eski sahibi …’dan 30/09/1994 tarihinde tapulu olarak satın aldığını ileri sürerek adına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece, davacılar … ve arkadaşlarının DAVASININ REDDİNE, davacılar … ve dava arkadaşlarının davasının REDDİNE, katılan davacı … YÖNETİMİNİN davasının 380 parsel yönünden REDDİNE, 373 parsel yönünden ise kısmen KABUL kısmen REDDİNE, katılan davacı …’nun davasının 380 parsel yönünden tamamen, 373 parsel yönünden ise kısmen KABULÜNE, davaya konu … Köyü, 380 parsel sayılı taşınmazın … adına tesciline, 373 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 746,82 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı … adına tesciline, (B) ile gösterilen 814,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman kadastro sınırı içinde kaldığının tespiti ile, tespit dışı bırakılmasına, taşınmazların 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığının tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine,katılan davacılar … ve …’ın dava dilekçelerinin GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren en geç 10 gün içerisinde başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’ne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar … ve arkadaşları vekili, davalı HAZİNE vekili ve katılan davacı … YÖNETİMİ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde … serisi olarak, 1967 yılında yapılıp tespit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 22 numaralı orman kadastro komisyonunca 1981 yılında yapılıp 24.07.1981 tarihinde ve 24.07.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 ila 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşmemiş olan aplikasyon ve 2896 ve 3302 Sayılı Yasalar ile değişik 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, arkeolog bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucu verilen rapora göre, dava konusu taşınmazların 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, uzman orman bilirkişi tarafından orman kadastrosu ile eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak
-3-
2010/16392 – 2011/660

yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 380 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile çekişmeli 373 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 746,82 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 380 parsel sayılı taşınmazın dayanak 27/12/1985 tarih 2 numaralı, 373 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 746,82 m2 yüzölçümündeki bölümünün dayanak 15/01/1985 tarih 1 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı , çekişmeli 373 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 814,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman kadastro sınırı içinde ve tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı belirlenerek davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yolunda hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak; 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi uyarınca orman olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “D-Muğla İli … İlçesi … Köyü 373 parselin haritacı ve ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 814,62 m2’lik kısmının orman tahdit sınırı içerisinde kaldığının tespiti ile, tespit dışı bırakılmasına” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “D-Muğla İli … İlçesi … Köyü 373 parselin haritacı ve ormancı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 814,62 m2’lik kısmının orman tahdit sınırı içerisinde kaldığının tespiti ile, tespit dışı bırakılmasına,” cümlesi hükümden çıkarılarak; bunun yerine, “D- … Köyü, 373 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 814,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğinde HAZİNE adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğine göre belirlenen 825.00.- TL. vekalet ücretinin davacılar … ve arkadaşlarından alınarak HAZİNE ile ORMAN YÖNETİMİNE verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/01/2011 günü oybirliği ile karar verildi.