YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7151
KARAR NO : 2011/11471
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde hükmen orman olarak 1954 tarih 1 nolu tapuda Hazine adına kayıtlı … köyü 132 ada 1, 2, 3 parsel sayılı taşınmazların davacı … ’nun zilyetliğinde olduğu iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların … Kadastro Mahkemesinin 2003/33-160 karar sayılı ilamıyla orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de mahkemece hükme dayanak alınan … Kadastro Mahkemesi kararında davacının taraf olmadığı, HYUY’nın 237. maddesi uyarınca davacı yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı düşünülmemiş, kadastro mahkemesince hükmüne dayanak yapılan … Sulh Ceza Mahkemesinin 1991/331-541 sayılı mahkûmiyet kararı ile davacının dayandığı 1996/506 -347 sayılı beraat kararı ile davacının dayandığı tapu kaydı çekişmeli taşınmazlara uygulanmamış, çekişmeli taşınmazlar orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu halde Hazine davaya dahil edilmemiş, taşınmazların bulunduğu bölgede daha önce orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır .
Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamaz.
Bir yerde orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak: bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenir ise de, o yerde köy ya da belde sınırlarının tümünü kapsayan ve 4785 sayılı Yasa hükümleri uygulanarak orman kadastrosunun yapılması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Çünkü, 3116 sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılması öngörülmüştür. Bu nedenle; 4785 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu kesinleşen tahdit harita ve tutanakları sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumu saptanamayacağından, çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 sayılı Yasalar ile 05.11.2003 gün 4999 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 7. maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iade koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, öncelikle taşınmazların tapu kayıt maliki Hazine davaya dahil edilerek husumet yaygınlaştırılmalı, … ve … ile davacının akdi ve irsi bağlantısı olup olmadığı araştırılmalı, akdi veya irsi irtibat sağlandığı takdirde bu kişilerin … Kadastro Mahkemesinin 2003/33 esas 2006/160 sayılı kadastro dosyasında taraf oldukları dikkate alınmalı ve 6100 sayılı Yasanın 303. maddesi değerlendirilmeli, akdi ve irsi irtibat bulunmadığı takdirde davacının dayandığı tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, çekişmeli taşınmazlara komşu parsel ve dayanakları, … Kadastro Mahkemesinin 2003/33-160, … Sulh Ceza Mahkemesinin 1991/331-541 ve 1996/506 -347 sayılı karar dosyaları ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, ayrıca taşınmazların bulunduğu yerde orman tahdidi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise hangi tarihte, hangi yasa hükümlerine göre yapıldığı, ne zaman ilan edildiği, çekişmeli taşınmazların ne gibi işlem gördüğü orman işletme müdürlüğünden sorulup tahdit varsa orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği orman işletme müdürlüğünden getirtilip önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; … Sulh Ceza Mahkemesinin 1991/331-541 ve 1996/506 -347 sayılı karar dosyaları fen bilirkişi eliyle yöntemince uygulanarak dava konusu taşınmazla aynı yere ilişkin olduğu tesbit edildiği takdirde 818 sayılı Borçlar Yasasının 53. maddesi hükmüne göre değerlendirme yapılmalı; yörede şayet orman kadastrosu kesinleşmediyse, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; şayet yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmuyorsa, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, komşu parsellerin dayanak kayıtlarından da yararlanılarak yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’un temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/10/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.