Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15977 E. 2011/1181 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15977
KARAR NO : 2011/1181
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyünde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek 30 günlük kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik ve ekli haritada gösterilen alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu yer hakkında 145 ada 35 ve 38 parsel numarası verilerek ve Kadastro Mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılıp kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince mahkemeye gönderilmiş, zilyedi davaya dahil edilerek davaya devam edilmiş ve mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ve … İli, … İlçesi, … köyü, köy içi mevkiinde bulunan ve davacının belirttiği Orman sınır noktalarına karşılık gelen 145 ada 35 ve 38 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile; fen bilirkişisinin krokisinde 145 ada 38 parselin A harfiyle ile gösterilen toplam 1165.19 m2’lik bölümünün orman niteliğilye hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve yeni orman sınırının fen bilirkişisinin krokide gösterdiği şekliyle tespitine, fen bilirkişisinin krokisinde 145 ada 35 parselin tamamı ile 145 ada 38 parselin B harfleriyle gösterilen toplam 1262.08 m2’lik hali ile … köyünden … oğlu 1916 Doğumlu, … 19.06.2005 tarihinde ölümü ile eşi … de 1987 senesinde ölümü ile çocukları …, …, …, …, İsmi, …, ve … kaldığı murisin hissesi 7 pay hesaplandığından;1 payının oğlu 1929 D.lu, …’a, 1 payının oğlu 1941 D.lu, …’a, 1 payının kızı 1944 D.lu, … , 1 payının kızı 1943 D.lu, … , 1 payının kızı 1945 D.lu, … , 1 payının oğlu 1951 D.lu, …’a, 1 payının kızı 1947 D.lu, … , aidiyetine, taşınmazların murisin mirasçılarına belirtilen hisseleri oranında adlarına tarla niteliyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 145 ada 35 parselin tamamının orman sayılmayan, 145 ada 38 parselin ise kısmen orman sayılan – kısmen orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava konusu çekişmeli 145 ada 35 parsel ile 145 ada 38 parselin red edilen B bölümü birbirlerine sınırı olmaması nedeniyle ayrı ayrı tescillerine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde birleştirilerek hüküm kurulması ve 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının birinci bendi dördüncü paragrafında yer alan “145 ada 35 parselin tamamı ile 145 ada 38 parselin B harfleriyle gösterilen toplam 1262.08 m2’lik hali ile” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine, “145 ada 35 parselin tamamı ile 145 ada 38 parselin B harfleriyle gösterilen 18,37 m2’lik bölümünün ayrı ayrı” cümlesinin, yine hüküm fıkrasının 2. ve 3. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/02/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.